Soykırımcı İsrail'in yaklaşık 3 yıl boyunca Gazze Şeridi'nde sürdürdüğü saldırılarda "kasıtlı ve sistematik" olarak hedef aldığı sağlık sistemi çökme noktasına gelmiş olsa da, hasta ve yaralılar elde kalan son imkanlarla tedavi edilmeye çalışılıyor.

Ancak halihazırda İsrail'in sınır kapılarındaki kısıtlamaları nedeniyle ne gerekli tıbbi teçhizatın tedariki sağlanabiliyor ne de yeterli sayıda hasta tedavi için bölgeden çıkabiliyor.

Bu durumdan en çok zarar gören bebek ve çocukların hastalıklarına çoğu zaman teşhis dahi konulamıyor. Tedavi için Gazze dışına çıkmayı bekleyen Filistinli çocuklardan bazıları tahliye için sıranın kendilerine gelmesini beklerken hayatını kaybediyor.

Filistin Kızılayının 19 Nisan'da yaptığı açıklamaya göre, tedavi olmak için bekleyen 18 bin hasta ve yaralının bulunduğu Gazze'de, Refah Sınır Kapısı'nın kısıtlı olarak açıldığı 2 Şubat'tan bu yana yalnızca 700 yaralı tahliye edilebildi.

Gazze'deki Nasır Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Dib Şahhade, hastanede ağır beslenme yetersizliği ve farklı hastalıklarla mücadele eden ve acilen bölge dışında tedavi görmesi gereken çok sayıda çocuk olduğunu belirtti.

Bu çocuklardan birinin 6 yaşındaki Yasir Arafat olduğuna işaret eden Şahhade, "Yasir, sadece 12 kilogram ağırlığında. Yaklaşık dört ay önce ağır beslenme yetersizliği, vücudunda şişlikler, yüksek ateş ve şiddetli ishal şikayetleriyle hastanemize yatırıldı. Tedavi altına alındı ancak Gazze’deki imkanların yetersizliği nedeniyle tam bir iyileşme sağlanamadı." diye konuştu.

Filistinli doktor, çocuğun ayrıca beslenme yetersizliği ve bölgedeki kötü sağlık koşulları, böcekler ve virüsler nedeniyle ciddi cilt hastalıklarıyla da mücadele ettiğini ekledi.

Şahhade, bağırsak tıkanıklığı ve yetersiz beslenme sorunu yaşayan Muhammed Mısri isimli 6 aylık bebeğin de acilen bölge dışında tedavi olması gerektiğini belirtti.

Bağırsağının bir kısmı alınan bebeğin Nasır Hastanesi'nde üç ameliyat geçirdiğini ancak şu ana kadar başarılı bir sonuç alınamadığını söyleyen Şahhade, çocuğun acilen bölge dışında tam teşekküllü bir hastaneye sevk edilmesi gerektiğini vurguladı.

Misk Adini isimli 11 aylık bir diğer bebeğin ise atrofi ve ağır beslenme yetersizliğiyle mücadele ettiğini belirten Şahhade, şunları söyledi:

"Tüm bu çocukların bölge dışı sevk belgeleri hazır. Ancak İsrail'in sınır kapısındaki kısıtlamaları ve günlük geçiş sayısının çok az olması nedeniyle hastalar ve sevkler birikmiş durumda. Maalesef bazı çocuklarımız, çıkış sıraları gelmeden hayatını kaybediyor."

Filistinli doktor bölgedeki durumun çok ağır olduğuna dikkati çekerek, "Beslenme yetersizliği her geçen gün artıyor; yeterli gıda yok, olanlar ise yüksek fiyatlar nedeniyle ailelerin ulaşabileceği durumda değil." ifadesini kullandı.

ABD merkezli sivil toplum kuruluşu Dünya Merkez Mutfağının (World Central Kitchen-WCK) Gazze'deki faaliyetlerini durdurmasının mevcut krizi daha da derinleştireceği uyarısında bulunan Şahhade, mülteci kamplarında yaşayan çok sayıda kişinin gıda ihtiyacını sadece bu sivil toplum kuruluşundan gelen yiyeceklerle karşıladığına dikkati çekti.

Filistinli doktor Şahhade, bu durumun, sadece çocuklarda değil yetişkinlerde de yetersiz beslenme sorununu tehlikeli boyutlara taşıyacağı uyarısında bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM), 6 Mayıs'taki açıklamasında, "Gazze'de yaşayan 2,1 milyon insanın Gazze Şeridi topraklarının yarısından daha az bir bölümünde hapsedilmiş durumda olduğunu belirterek, ateşkesin üzerinden 7 aydan fazla süre geçmesine rağmen İsrail'in kısıtlamaları nedeniyle Gazze'de açlığın ortadan kalkmadığı uyarısında" bulunmuştu.

Ağır yetersiz beslenme sorunu yaşayan 6 yaşındaki Yasir Arafat'ın annesi İman Ebu Camia, oğlunun durumunun her geçen gün kötüleştiğini söyledi.

Filistinli anne, oğlunun aylardır süren tedavi sürecini şu sözlerle anlattı:

"Yaklaşık dört buçuk aydır hastanedeyiz ve oğlumun durumu her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Son zamanlarda vücudunda cilt döküntüleri başladı ve her yere yayıldı; durumu gittikçe ağırlaşıyor. Ateşi yükseliyor. Sağlık durumu sanki en başa sardı. Hastanedeki tedavilerden hiçbir fayda görmedik, her şey boşa gitti."

Küçük oğlunun hayatından endişe duyan Filistinli anne, "Daha önce bir oğlum yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybetti. Bir diğer oğlumun vefat nedenini anlayamadılar bile. Yaklaşık 45 gün önce de babasını kaybettik, o da aynı hastalıktandı. Abileri ve babası gibi Yasir'i de kaybetmekten çok korkuyorum." diye konuştu.

Ebu Camia, bir süre önce yetkililerin kendisiyle iletişime geçerek Yasir'in tedavi için Ürdün'e gönderileceği bilgisini verdiğini ancak o günden bu yana yeni bir gelişme olmadığını söyledi.