Haberlerimizi Google’da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin New York Times gazetesinin haberine göre, Birleşmiş Milletler (BM) 81.

Genel Kurulu marjında basın toplantısı düzenleyen İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Tahran yönetiminin çatışmaları durdurmak, Hürmüz Boğazı'nı trafiğe açmak ve ardından kapsamlı nükleer müzakerelere başlamak üzere Washington'a yedi günlük bir plan önerdiğini söyledi.

Erakçi, söz konusu teklifin, haziran ayında ABD ile İran arasında varılan ancak kısa sürede çöken mutabakat zaptındaki taahhütlerle büyük benzerlik taşıdığını ve Washington'un kabul etmesi durumunda derhal uygulamaya konulmaya hazır olduğunu ifade ederek, şunları aktardı: Arabulucular aracılığıyla ABD'ye, belirli koşullar yerine getirildiği takdirde Hürmüz Boğazı'nın yedinci günün sonunda açılacağı ve görüşmelerin yeniden başlayacağı yönünde bir plan sunduk.

Son olarak Erakçi, anlaşmanın ABD ara seçimlerinden önce sağlanmasının daha iyi olacağını sözlerine ekledi. Görüşmeler hakkında bilgi sahibi olan Amerikalı bir yetkili, yönetimin arabulucular aracılığıyla olumlu ve yapıcı temaslar yürüttüğünü ancak ABD'nin bir anlaşma için acele etmeyeceğini savundu.

İRAN'IN 12 MİLYAR DOLAR DEĞERİNDEKİ DONDURULAN FONLARININ SERBEST BIRAKILMASINI İSTEDİĞİ ÖNE SÜRÜLDÜ Haberde, İran'ın bu önerisinin, ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın BM kürsüsünden karşılıklı sert mesajlar verdiği bir süreçte gündeme geldiğine işaret edildi.

Gazetenin haberinde, Trump'ın anlaşma olmaması halinde İran'ı yok etmekle tehdit ettiği, Pezeşkiyan'ın ise ülkesine zorbalık yapılamayacağını söylediği anımsatıldı. Plana ilişkin şartlar kapsamında; yedi gün boyunca Lübnan dahil tüm çatışmaların durması, ABD'nin İran'a ait en az 12 milyar dolar olduğu tahmin edilen dondurulmuş fonları serbest bırakması, İran petrolü üzerindeki yaptırımları kaldırması ve deniz ablukasına son vermesi gerektiği iddia edildi.

Haberde, bu adımların ardından son gün Hürmüz Boğazı'nın açılacağı ve derhal nükleer müzakerelere başlanacağı öne sürüldü. Trump'ın ise birincil hedefinin İran'ın nükleer silaha sahip olmasını engellemek olduğunu, bunu ya diplomatik bir uzlaşıyla ya da yeni saldırılarla sağlayacağını söylediği aktarıldı.

Haberde, iki ülkenin yaklaşık yedi aydır savaş halinde olduğuna işaret edildi. Savaşın şubat ayı sonlarında ABD ve İsrail'in İran'ın dini lideri Ali Hamaney ve askeri komuta kademesini öldüren hava saldırılarıyla başladığı, Trump'ın ilk etapta savaşın birkaç hafta süreceğini söylediği ancak savaşın küresel düzeyde petrol, enerji ve gıda fiyatları üzerinde geniş çaplı etkiler oluşturduğu hatırlatıldı.

Diplomatik temaslara ilişkin açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Katar arabuluculuğunda gerçekleştirilen üç saatlik toplantının bir uzlaşıyla sonuçlanmadığını bildirmişti.

Buna karşın, temaslarını 28 Eylül'e kadar New York'ta sürdürecek olan İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, 22 Eylül'de ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile Katar üzerinden mesaj teatisi gerçekleştirmişti.

Görüşmeyi verimli olarak nitelendiren Erakçi'nin ardından, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de yeni temasların kapıda olduğunu açıklamıştı.

AKILLICA HAMLE VURGUSU

Haberde; yaptırımlar, temel gıdada artan enflasyon, ilaç sıkıntısı ve ticari aksamalar nedeniyle İran ekonomisinin ağır bir baskı altında olduğuna dikkat çekildi. Analistlere göre Trump, ara seçimler öncesinde savaşı sonlandırmanın getireceği siyasi kazanım ile Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı korumak arasında bir denge kurmak zorunda.

Crisis Group İran Projesi Direktörü ve Başkan Danışmanı Ali Vaez, teklifi akıllıca bir hamle olarak nitelendirdi. Vaez, planın kamuoyunda destek bulmayan bir savaşı sonlandırıp ara seçimler öncesi enerji fiyatlarını düşüreceği için Trump açısından cazip olduğunu, aynı zamanda İran'ın lehine olan şartları geri getirdiğini vurguladı.

Vaez ayrıca, nükleer müzakerelere giden takvimin daraltılmasının Trump için çekici bir seçenek sunduğunu kaydetti. TAHRAN İLE WASHİNGTON ARASINDAKİ DOLAYLI GÖRÜŞMELERDE İLERLEME KAYDEDİLDİ Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Al Sani, ABD ile İran arasındaki diplomatik temaslara ilişkin, “Dün Tahran ile Washington arasında dolaylı görüşmeler gerçekleştirdik ve ilerleme kaydettik.” ifadelerini kullandı.

Al Sani, ABD merkezli CNN televizyonuna verdiği röportajda, Hürmüz Boğazı’ndaki mevcut duruma ve ABD ile İran arasındaki diplomatik çabalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Görüşmelerde hem ABD hem de İran tarafında müzakerelerde ilerleme sağlama yönünde istek gördüklerini aktaran Al Sani, Katar’ın diplomatik sürecin yeniden doğru yola sokulması için elinden gelen çabayı gösterdiğini söyledi.

Al Sani, “Her iki tarafta da müzakerelerde ilerleme sağlama arzusu olduğunu gördük.” dedi. Doha’nın temel amacının diplomatik sürecin yeniden işler hale gelmesini sağlamak olduğunu belirten Al Sani, bölgedeki gerilimin çözümünde diplomasiye öncelik verilmesi gerektiğini vurguladı.

HÜRMÜZ BOĞAZINDAKİ MEVCUT DURUM KABUL EDİLEMEZ

Hürmüz Boğazı’ndaki mevcut durumun kabul edilemez olduğunu ifade eden Al Sani, “Su yollarının ülkeler üzerinde baskı oluşturmak kabul edilemez.” dedi. Al Sani, Hürmüz Boğazı’na uygulanan ablukanın yalnızca İran üzerinde baskı oluşturmadığını, Körfez ülkelerini de etkilediğini belirterek, “Hürmüz Boğazı’ndaki kriz nedeniyle yalnızca İran baskı altında değil, tüm dünya baskı altında.” ifadesini kullandı.

Katar’ın da söz konusu durumdan etkilendiğini belirten Al Sani, “Bize de uygulanan bir abluka var. Gemilerimizi şu an çıkaramıyoruz.” sözlerini kullandı.