İşgalci İsrail ateşkese rağmen Lübnan'da işgal alanını genişletiyor
Ateşkese rağmen Litani Nehri'nin kuzeyine geçerek stratejik Şakif Kalesi'ni ele geçiren İsrail, güney Lübnan'daki işgal alanını genişletmeye devam ediyor.01/06/2026 13:20© TRT HABER
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun 25 Mayıs'ta orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatı vermesinin ardından İsrail ordusu, güney Lübnan'da hava ve kara saldırılarını yoğunlaştırdı, sınır hattında oluşturduğu ve "Sarı Hat" olarak adlandırdığı işgal bölgesini de genişletmeye başladı.
17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen güneydeki Sur ve Nebatiye çevresindeki saldırılarını artıran İsrail ordusu, Hizbullah'tan kaynaklanan tehditleri gerekçe göstererek karadan işgal alanını genişletti. Bu ilerleyişin en dikkat çekici adımı ise Litani Nehri'nin kuzeyine uzanması oldu.
Yaklaşık 170 kilometre uzunluğundaki Litani Nehri, Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'nden doğarak ülkenin güneyini doğudan batıya katedip Akdeniz'e dökülüyor ve güney Lübnan'ı kuzey ve güney kesimler halinde ayıran doğal bir hat oluşturuyor.
Lübnanlı bir askeri kaynağın AA muhabirine aktardığına göre, İsrail birlikleri 30 Mayıs'ta Yahmur beldesi üzerinden ilerleyerek Litani'nin kuzeyindeki Doğu Zavtar ve Şakif Ernun beldelerine kadar ulaştı ve böylece işgal alanını nehrin kuzeyine taşıdı.
Yoğun hava ve topçu saldırıları eşliğinde ilerleyen İsrail ordusu, son günlerde Vadi Seluki ve Şakif sırtlarında geniş çaplı saldırılar yürüttüğünü açıklarken, dün Litani Nehri'nin kuzeyindeki tarihi ve stratejik öneme sahip Şakif Kalesi'ni işgal ettiğini duyurdu.
İsrail ordusu ayrıca 27 Mayıs'ta ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki geniş bir bölgeye saldırı tehdidinde bulunarak, bölge sakinlerinden evlerini terk edip Lübnan-İsrail sınırına yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki Zehrani Nehri'nin kuzeyine geçmelerini istedi.
Şakif Kalesi, bölgenin en önemli tarihi ve stratejik yapılarından biri olarak kabul ediliyor.
Deniz seviyesinden yaklaşık 700 metre yükseklikte, Litani Nehri vadisine hakim sarp bir tepe üzerinde bulunan kale, güney Lübnan'ın geniş bir bölümünü gözetleme imkanı sunuyor.
Nebatiye, Mercayun ve Hasbaya bölgelerine uzanan yolları kontrol edebilen konumu itibarıyla tarih boyunca askeri açıdan büyük önem taşıyan kale, bölgedeki hareketliliğin izlenebildiği en kritik noktalardan biri olarak öne çıkıyor.
Kale, 1960'lı ve 1970'li yıllarda Filistinli grupların faaliyet gösterdiği bölgelerden biri olurken, 1982'deki İsrail işgalinin ardından yaklaşık 18 yıl boyunca İsrail kontrolünde kaldı. İsrail ordusu 2000 yılında güney Lübnan'dan çekilirken kaleden de ayrılmıştı.
Kalenin Litani Nehri'nin kuzeyine uzanan bölgeyi kontrol edebilen stratejik konumu nedeniyle sahadaki askeri dengeler açısından da önemli bir adım olarak görülüyor.
Emekli Tuğgeneral George Nadir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Şakif Kalesi'nin el değiştirmesini "dönüm noktası" olarak değerlendirdi.
Nadir'e göre kale, Litani Nehri'nin güneyindeki geniş alanın yanı sıra Nebatiye bölgesi, kuzey İsrail yerleşimleri ve Akdeniz'e kadar uzanan hattı gözetleme imkanı sunuyor.
İsrail ordusunun son günlerde Zehrani Nehri'nin güneyindeki geniş bölgeleri "çatışma alanı" ilan ederek sivillere "zorunlu tahliye" çağrıları yapmasının da bu stratejinin bir parçası olduğunu belirten Nadir, İsrail'in Litani ile Zehrani nehirleri arasındaki alan üzerinde baskı kurmayı hedeflediğini söyledi.
Nadir, kalenin sembolik önemine de işaret ederek, İsrail askerlerinin burada çektiği görüntüler ve İsrail bayrağının kaleye dikilmesine ilişkin paylaşımların "psikolojik savaş" boyutuna hizmet ettiğini dile getirdi.
İsrail'in bundan sonraki hedefinin Nebatiye yönü ya da Litani ile Zehrani nehirleri arasındaki bölge olabileceğini belirten Nadir, bunun gerçekleşmesi halinde İsrail'in Hizbullah'ın toplumsal tabanının yoğun olduğu geniş bir alan üzerinde baskı kurabileceğini kaydetti.
Bu durumun Washington'da yarın yapılacak 4. tur görüşmelerine etkisine de değinen Nadir, şunları kaydetti:
"Sahadaki bu gelişme, Lübnan ile İsrail arasında Washington'da yürütülen müzakerelerin seyrini etkileyecektir. Çünkü bu durum, Lübnan'ın Washington'da talep ettiği ateşkesin reddedilmesinin ardından İsrail'in elde ettiği ve müzakerelerde elini güçlendiren ilave bir güç kartıdır."
Emekli Tuğgeneral ve stratejist Hişam Cabir ise İsrail'in kara saldırılarını genişletmesinin temel amacının askeri kazanımdan çok müzakere masasında elini güçlendirmek olduğunu söyledi.
Cabir, "İsrail ilerlediği her kilometreyi daha sonra çekilme karşılığında pazarlık konusu yapmak istiyor. Bu nedenle sahadaki ilerleme, Washington'da süren müzakerelerde kullanılacak bir baskı kartı niteliği taşıyor." değerlendirmesinde bulundu.
OKUR YORUMLARI (0)
Yorum Yapın