Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığının yayımladığı aylık raporda, İsrail yönetimi ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin temmuz ayında Müslümanlara ait kutsal mekanları hedef alan ihlallerinde ciddi artış olduğu belirtildi.

Raporda geçen ay Harem-i İbrahim Camisi'nde 155 kez ezan okunmasının engellendiği bunun da temmuzda hiç ezan okutturulmadığı anlamına geldiği ifade edildi.

Temmuz ayında ayrıca Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya 27 kez baskın düzenlediği kaydedildi.

İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in de beraberindeki bazı milletvekilleri, "Tapınak" örgütlerinin liderleri ve İsrail polisi koruması altında Aksa'ya geniş çaplı baskınlar düzenlediği belirtildi.

Baskınlara katılanların Talmudik ayinler yaptığı ve İsrail bayrakları taşıdığı belirtilen raporda, söz konusu kişilerin Mescid-i Aksa'nın avlusuna taşlar getirdiği ve doğu bölümüne sabit bir gölgelik kurduğu, bunun da "1967 yılından bu yana ilk kez yaşandığı" ifade edildi.

Raporda, İsrail makamlarının özellikle cuma günleri ibadet edenlere ve Vakıflar Dairesi çalışanlarına yönelik kısıtlamaları artırdığı bir dönemde, Filistin topraklarını gasbeden bir İsraillinin Mescid-i Aksa'nın avlusunda nişan töreni düzenlediğine dikkat çekildi.

İsrail polisinin Mescid-i Aksa hatiplerinden Muhammed Hüseyin'i birkaç saat gözaltında tuttuktan sonra serbest bıraktığı, Harem-i İbrahim Camisi'nde ise İsrail makamlarının "güvenlik" iddiasıyla temmuz ayı boyunca 155 kez ezan okunmasını engellediği kaydedildi.

Bu saldırıların Batı Şeria'daki diğer camilere de uzandığı, Mesafir Yatta, Tulkerim ve Nablus'ta üç caminin yakıldığı belirtildi.

Raporda ayrıca, İsrail güçlerinin El Halil'in kuzeyindeki Beyt Ummar beldesinde Ömer Bin Hattab Camisi'ne baskın düzenleyerek yapıya zarar verdiği aktarıldı.

Bu saldırıların İsrail'in Batı Şeria'yı fiilen ilhak etmesine zemin hazırladığı, bunun da Birleşmiş Milletler kararlarında öngörülen bağımsız Filistin Devleti'nin kurulmasını ciddi şekilde tehlikeye attığı vurgulandı.

Uluslararası topluma ve insan hakları kuruluşlarına "ihlallerin durdurulması ve Müslümanların kutsal mekanlarının tarihi ve hukuki statüsünün korunması için acil müdahale" çağrısında bulunuldu.

"Tapınak" örgütleri, İsrail polisi korumasında Mescid-i Aksa'nın avlusuna düzenli baskınlar organize eden ve Aksa'daki mevcut statükonun değiştirilmesini savunan İsrailli gruplar olarak biliniyor.

Söz konusu örgütler, İsrailli yerleşimcilerin Mescid-i Aksa içerisinde dini ritüeller gerçekleştirmesine izin verilmesini talep ediyor ve nihai hedeflerinin Mescid-i Aksa'nın yerine "Tapınak" olarak adlandırdıkları yapının inşa edilmesi olduğunu açıkça dillendiriyor.