Aralarında İsrail merkezli insan hakları örgütü "B'Tselem", Birleşmiş Milletler (BM) İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR), "Save the Children", Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü, İnsan Hakları İçin Doktorlar Örgütü (PHRI), İsviçre merkezli Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Örgütü (Euro-Med) ve çeşitli uluslararası örgütlerin bulunduğu çok sayıda kurum ve sivil toplum kuruluşu, yayımladıkları raporlarda İsrail'in Filistinli esir ve mahkumlara yönelik işkencelerine ve ağır hak ihlallerini kayıt altına aldı.

Filistin Esirler Cemiyeti, Filistin Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyeti ile Zamir Esirleri Koruma Kurumu tarafından "17 Nisan Filistin Esirler Günü" kapsamında paylaşılan verilere göre, İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutuklu sayısı 86'sı kadın, 352'si çocuk olmak üzere 9 bin 600'ü aştı.

İsrail hapishanelerindeki yapının en karanlık boyutunu ise kadın, erkek ve çocuk gözetilmeksizin uygulanan cinsel işkence, tecavüz, çıplak bırakarak aşağılama ve cinsel tehditler oluşturuyor.

Bununla birlikte raporlarda, Filistinli esir ve mahkumlara tecavüz için köpeklerin kullanıldığı da vahşetin boyutunu ortaya koyuyor.

PHRI tarafından Kasım 2025'te yayımlanan verilere göre, Ekim 2023-Kasım 2025 arasında en az 98 Filistinli, İsrail hapishanelerinde sistematik işkence, tıbbi ihmal, cinsel şiddet ve kötü muamele sebebiyle yaşamını yitirdi.

İşkencelerle bilinen İsrail ordusuna bağlı Sde Teiman Askeri Gözaltı Merkezi, Ofer Askeri Hapishanesi, Megiddo, Ketziot (Negev), Damon, Gilboa, Nafha ve Ramon hapishaneleri, Filistinli mahkumlara sistematik bir işkence merkezine dönüştü.

Bu konudaki raporlara göre, İsrail'in Ekim 2023'te Gazze Şeridi'ne başlattığı soykırımın ardından söz konusu hapishanelerde Filistinlilere yönelik kötü muamele sistematik bir devlet politikası haline geldi.

Bu merkezlerden sızan video kayıtları ve hayatta kalanların tanıklıkları, cinsel şiddetin münferit askeri disiplinsizlikler değil; tutukluların iradesini kırmak, onları toplumsal ve psikolojik olarak enkaza çevirmek için bizzat üst düzey askeri ve siyasi iradenin koruması altında uygulanan sistematik bir savaş silahı olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

BM İşkenceye Karşı Komite (CAT), İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında, özellikle Ekim 2023'ten bu yana Filistinli tutuklulara yönelik uyguladığı muameleleri sistematik bir "devlet politikası" ve işkence olarak tanımlıyor.

İsrail’in Guantanamosu" olarak adlandırılan Negev Çölü'ndeki Sde Teiman gözaltı merkezi, Filistinli tutukluların gözleri bağlı ve elleri kelepçeli şekilde kafeslerde tutulduğu, Gazze Şeridi'nden alıkonulan kişilere uygulanan cinsel istismar, işkence başta olmak üzere insanlık dışı suçlarla biliniyor.

İsrail ordusu güney komutanlığının sorumluluğunda olan Sde Teiman, adını, 1949 ile 1950 arasında Yemen'den İsrail'e getirilen 49 bin Yemenli Yahudi'nin ilk etapta yerleştirildiği bölge olmasından alıyor. Bu nedenle "Yemen tarlası" ismini taşıyor.

İsrail, bu askeri üste 2008 ve 2014'te Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılar sırasında alıkoyduğu yüzlerce Filistinli için toplama kampları kurdu.

Ordu, Ekim 2023'ten sonra "yasa dışı savaşçılar" oldukları iddiasıyla Gazze Şeridi'nden yüzlerce Filistinli sivili, bu üste insanlık dışı şartlar altında tutmayı sürdürdü.

İsrailli sivil toplum örgütü "İsrail Sivil Haklar Derneği (ACRI)", Temmuz 2024'te yayımladığı makalede, burada alıkonulanların, yemekten mahrum edildiğini, yemek verildiğinde ise elleri ve gözleri bağlı şekilde yemek zorunda bırakıldığını yazdı.

Makaleye göre, Filistinlilerin, uykularında ve tuvalet ihtiyaçlarını giderirken elleri ve gözleri bağlanıyor. Burada alıkonulan Filistinlilerin gün boyunca hareket etmelerine ve açık havada gezinmelerine de müsaade edilmiyor. Gözleri kapalı tutulan kişiler için kitap okumak, ibadet etmek, namaz kılmak, mektup yazmak ya da okumak da yasak.

Sde Teiman'da görev yapan bir asker, Haaretz gazetesine yaptığı açıklamada, İsrailli askerlerden oluşan "Birim 100" adı verilen yapının, Filistinlilerin bulunduğu alana pimi çekilmiş el bombası attıklarını söyledi. Tanıklık yapan asker, şiddetli darptan dolayı bazı Filistinlilerin dişlerinin ve kaburga kemiklerinin de kırıldığını aktardı.

İsrail'in Kanal 12 televizyonu, Temmuz 2024'te İsrail askerlerinin bir Filistinli esirin etrafını sardığı ve tecavüz ettiği görüntüleri yayımladı.

İsrailli haham Meir Mazuz, Sde Teiman'da tutulan Filistinliye tecavüz eden İsrail askerlerine destek vererek kutsadı. Başbakan Binyamin Netanyahu da söz konusu askerleri "kahraman" olarak nitelendirdi.

İşgal altındaki Batı Şeria'daki Ramallah yakınlarında yer alan Ofer Hapishanesi, Sde Teiman'dan nakledilen binlerce Gazzeli ve idari tutuklu için kitlesel bir işkence merkezine dönüştürüldü.

Hapishane, kötü koşulları, gardiyanların vahşeti, açlığın bir silah gibi kullanılması, tıbbi ihmal, çıplak arama ve sistematik cinsel tacizlerle sık sık gündeme geliyor.