Trump, Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde düzenlenen G7 zirvesi marjında Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile görüşmesinin ardından Orta Doğu gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.

İran ile varılan mutabakatın, "adil bir anlaşma" olduğunu söyleyen Trump, "Bu iyi bir anlaşma. Bu arada İran'a herhangi bir mali kaynak aktarmıyoruz. İran'a para yatırmak ya da mali destek sağlamak gibi bir yükümlülüğümüz de bulunmuyor." dedi.

Kendisi açısından anlaşmanın en önemli unsurunun İran'ın nükleer silah programını engellemek olduğunu aktaran Trump, Tahran yönetiminin hiçbir koşulda nükleer silaha sahip olamayacağının altını çizdi.

Anlaşma metninde başlangıçta yalnızca İran'ın nükleer silah geliştirmeyeceğinin yer aldığını ancak bunun yeterli olmadığını düşündüğünü dile getiren Trump, İran'ın nükleer silah edinmesine ilişkin tüm ihtimallerin açık şekilde ortadan kalkmasını istediğini ifade etti.

Trump, "Bunu geliştirmeyecekler, satın almayacaklar ve onunla hiçbir şey yapmayacaklar. Yaparlarsa da akıl almaz sonuçlara katlanmak zorunda kalırlar." diye konuştu.

İran'ın nükleer silaha sahip olması halinde Orta Doğu'nun istikrarını tehdit edeceğini savunan Trump, "Eğer nükleer silaha sahip olsalardı, İsrail'i yok ederlerdi. Orta Doğu'yu da yok ederlerdi ve muhtemelen bize de saldırırlardı." değerlendirmesinde bulundu.

İran'da rejim değişikliğinin hiçbir zaman hedefleri arasında yer almadığını savunan Trump, geçmişte yaşanan rejim değişikliği girişimlerinin çoğunun başarısız olduğunu belirtti.

Trump, Tahran yönetim kadrolarında ciddi kayıplar yaşandığını öne sürerek, mevcut süreçte "son derece rasyonel insanlarla" muhatap olduklarını söyledi.

Trump, İran'la yapılan "büyük savaşın" yanı sıra "sürekli boy gösteren küçük bir diken" diye tanımladığı Hizbullah ile de "küçük bir savaş" sürdüğünü dile getirdi.

Suriye'de "büyük sorumluluk üstlendiğini" söyleyen Trump, "Şu anda Suriye'yi yöneten kişi, benim Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan ve diğer bazı isimlerle birlikte oraya koyduğum bir kişi. Ülkeyi toparlama konusunda olağanüstü bir iş çıkardı." dedi.

Trump, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın "Hizbullah'ı iyi idare ettiğini" ancak onlardan "hoşlanmadığını" ifade etti.

İsrail'in Hizbullah ile uzun süredir savaştığına ve bu süreçte çok fazla kişinin hayatını kaybettiğine işaret eden Trump, "Birini aradığınız her defasında bir apartmanı yerle bir etmenize gerek yok çünkü o apartmanlarda pek çok insan yaşıyor ve hepsi Hizbullah mensubu değil, bunu size söyleyebilirim. İsrail'e, Hizbullah meselesini Suriye'nin halletmesine izin vermesini önerdim. Dürüst olmak gerekirse, onların daha iyi iş çıkardığını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

İsrail'in 14 Haziran'da Lübnan'ın başkenti Beyrut'a düzenlediği saldırıya ilişkin konuşan Trump, şunları kaydetti:

"Anlaşmayı imzalamamızdan iki saat önce Lübnan'ın Beyrut kentinde bir saldırı düzenlenmiş olması hoşuma gitmedi; bu saldırı ülkenin güneyinde değil, Beyrut'ta gerçekleşti. Bu durum hiç hoşuma gitmedi. Bu durumdan hiç hoşlanmadığımı ona bildirdim."

Trump, Şara'nın "Suriye'yi inanılmaz bir hızla toparladığını" vurgulayarak "Çok yetenekli ve bana karşı çok iyi davrandı. İstediğim her şeyi korudu ve eğer İsrail herkesi öldürmeden bu işi yapamazsa, bu işi o halledecektir. Suriye, bu işi halledecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Trump ayrıca bu durumun, İran ile varılan mutabakat zaptına olumsuz bir gölge düşürdüğünün altını çizdi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında hayal kırıklığına uğrayıp uğramadığı sorusuna "Hayır" yanıtını veren Trump, İsrail Başbakanı ile çok iyi ilişkileri olduğunu belirtti.

Trump, Netanyahu'yla ilişkisini "inanılmaz" olarak niteleyerek "Ben bu işe karışmasaydım İsrail çoktan havaya uçmuş olurdu." ifadesini kullandı.

Netanyahu'nun Washington'a gelerek eski ABD Başkanı Barack Obama'ya anlaşma yapmaması için yalvardığını belirten Trump, Obama'nın "İsrail'in değil, İran'ın tarafında" yer aldığını savundu.

Rusya'nın bir anlaşma yapması gerektiğini söyleyen Trump, Rusya ile Ukrayna'nın geçen ay toplamda 35 bin asker kaybettiğini belirtti.