Türkiye KAAN projesine hız verdi: Arap basınından Suudi Arabistan iddiası! 'Eşsiz bir koz'
Türkiye'nin beşinci nesil milli muharip uçağı KAAN, geliştirme sürecinde kat ettiği aşamalarla uluslararası basınının gündemine oturdu. Dış basın, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen KAAN'ın, Ankara'ya "eşsiz bir askeri koz sağladığını" belirtti. Suudi Arabistan'ın KAAN projesine ortak olmak için Türkiye ile görüşmeler yürüttüğü öne sürüldü.
Haberlerimizi Google’da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin TUSAŞ'ın geliştirdiği beşinci nesil milli muharip uçak KAAN, prototip uçuşları ve devam eden test süreçleriyle uluslararası savunma çevrelerinde yankı uyandırmaya devam ediyor.
Şubat 2024'te ilk uçuşunu gerçekleştiren KAAN'ın daha yeni bir prototipi temmuz ayında taksi testlerine başladı. Yetkililer, uçağın sıfırdan yerli olarak tasarlandığını ve bağımsız bir savaş uçağı sanayisi kurma yönündeki onlarca yıllık çabanın bir parçası olduğunu belirtti.
Gizlilik, dahili silah taşıma, gelişmiş radar, elektronik harp ve sensör füzyonu gibi kabiliyetlerle geliştirilen KAAN, hava filosunu modernize etmek isteyen ülkelere ABD yapımı F-35'ten bağımsız bir alternatif sundu.
Dış basın KAAN'ın, Türkiye'nin askeri alandaki dışa bağımlılığını azaltma hedefinin en somut göstergelerinden biri olduğunu kaydetti. Katar'ın Londra merkezli The New Arab haber sitesi, KAAN programının yalnızca askeri bir proje olmanın ötesinde, Türkiye'nin uzun vadeli savunma sanayisi hedeflerini yansıttığını ifade etti.
Uçağın yerli motor, radar ve elektronik harp sistemleriyle donatılması durumunda, Ankara'nın stratejik bağımsızlıkta önemli bir eşik atlayacağı vurgulandı. The New Arab'ın haberine göre, bu hedefe ulaşılması halinde KAAN, Türkiye'nin bölgesel hava gücü dengelerindeki konumunu yeniden tanımlayacak.
programının en önemli köşe taşlarından biri, uçağın kalbi olan motor konusunda yaşanan gelişmeler olarak öne çıkıyor. KAAN'ın prototipleri ve ilk üretim versiyonları şu anda ABD yapımı General Electric F110 motorlarını kullanırken, Türkiye 35 bin pound itme gücüne sahip yerli motor TF35000'i geliştirmeye devam ediyor.
TUSAŞ, bu yerli motorun entegrasyonunun 2032 civarında hedeflendiğini bildirdi. Isıya dayanıklı alaşımlar, türbin soğutması, hassas üretim ve gelişmiş dijital kontroller gibi ileri teknolojiler gerektiren süreç, Türkiye'nin mühendislik kabiliyetleri açısından kritik bir sınav niteliği taşıyor.
Yerli motor çalışmaları tamamlanana kadar KAAN, ABD itki sistemini kullanacak. 'SUUDİ ARABİSTAN TÜRKİYE İLE GÖRÜŞÜYOR'Türkiye, KAAN programına dahil olmak isteyen yabancı potansiyel ortaklarla görüşmelerini sürdürüyor.
The New Arab'ın iddiasına göre projeye katılmanın yollarını arayan Suudi Arabistan, projeye olası katılım konusunda Türkiye ile ileri düzeyde görüşmeler yürütüyor. KAAN, Türkiye'nin karar vermesi durumunda yeni yabancı ortakların katılımına açılabilir.
Haberde, bu işbirliklerinin, hem maliyetlerin paylaşılması hem de teknoloji transferi açısından projeye önemli katkılar sunabileceği savunuldu. Ancak programın olgunlaşmasının zaman alacağına dikkat çekildi.
Haberde ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'nin F-35 programına yeniden katılmasına ilişkin tutumuna da yer verildi. Trump, siyasi ve hukuki engellerin varlığını kabul etmekle birlikte, Ankara'nın F-35'e erişimini yeniden değerlendirmeye istekli olduğunu ifade etmişti.
Trump'ın açıklaması, Türkiye'nin programdan çıkarılmasının ardından iki ülke arasındaki savunma ilişkilerinde yeni bir sayfa açılması olasılığını gündeme getirdi. 'SAVUNMADA KRİTİK AŞAMA'Yerli motor, radar, elektronik harp sistemleri ve silahlarla donatılmış olgun bir KAAN'ın, Türkiye'ye şu anda sahip olmadığı bağımsız, üst düzey bir hava gücü kazandırabileceği belirtildi.
Haberde, Ankara'nın KAAN'ı yerli üretim bir motor ve yerli savaş sistemleriyle birleştirmeyi başarması halinde, bu savaş uçağının Türkiye'nin stratejik bağımsızlığını önemli ölçüde artıracağı ifade edildi.
Netanyahu temmuz ayında yaptığı açıklamada, ABD'nin Ankara'ya bu uçakları satmasına karşı olduğunu belirterek, bunun bölgesel güç dengesini değiştirebileceğini savunmuştu. İsrail yönetimi, F-35'in Türkiye'ye verilmesinin Orta Doğu'da Tel Aviv'i zor durumda bırakacağını belirtmişti.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da daha önceki konuşmalarında, Suriye'deki gerilime dikkat çekerek, İsrail'in bölgede geri adım atmayacağını ifade etmişti. Haberde, KAAN'ın Ankara'ya İsrail'e karşı eşsiz bir askeri koz sağlayacağı ve askeri dengeleri Türkiye lehine değiştireceği kaydedildi.
Haberde, Suriye'deki son gelişmelerin Türkiye-İsrail ilişkilerine etkisi de mercek altına alındı. Aralık 2024'te Beşar Esad'ın devrilmesi ve Ankara ile yakın ilişkiler içinde olan yeni bir hükümetin kurulmasının ardından Suriye, İsrail ile bir gerilim alanı haline geldi.
İsrail, nisan 2025'te Suriye'nin T4, Palmira ve Hama hava üslerine saldırı düzenledi. Tel Aviv yönetimi o tarihten bu yana Suriye'de saldırılarına aralıklı olarak devam etti. ABD, Suriye'de gereksiz bir gerilime yol açmaması için İsrail'i uyarmıştı.
OKUR YORUMLARI (0)
Yorum Yapın