Mirra, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansının (TUA) ev sahipliğinde ve SAHA İstanbul'un eş ev sahipliğinde 5-9 Ekim'de Antalya NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenecek 77. Uluslararası Uzay Kongresi'ne (IAC 2026) ilişkin değerlendirmede bulundu.

Antalya'ya daha önce gelmediğini ifade eden Mirra, "Antalya'ya gelecek olmak beni heyecanlandırıyor. Hem mekan hem kültür hem etkinliğin kendisi hem de tören nedeniyle heyecanlıyım. Çünkü bu bana gurur veren bir şey ve bunca yıllık çalışmanın ardından emeklerimin takdir edilmesinden dolayı çok mutluyum." diye konuştu.

Mirra, IAC ve Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) ile çalışmaya 1989 yılında başladığı bilgisini vererek, yaklaşık 40 yıldır federasyonun teknik ve idari komiteleri gibi pek çok çalışmasında sık sık liderlik pozisyonlarında görev aldığını söyledi.

Halen federasyonun Sanayi İlişkileri Komitesi Başkanlığı görevini yürüttüğünü aktaran Mirra, dünya genelinde uzay çalışmalarına, astronotik bilimine ve gelecek nesillere ilham vermeye ömrünü adamış çok kısıtlı ve saygın isimlere verilen prestijli bir liste olan "Hall of Fame"e kabul edildiğini dile getirdi.

Mirra, Airbus'ta Avrupa Uzay Ajansı (ESA) iş ilişkilerinden sorumlu olduğuna işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu:

"ABD başta olmak üzere uluslararası iş deneyimim olsa da şu an öncelikli olarak Avrupa işleriyle ilgileniyorum. Yine de Türkiye'deki siyasi ilginin ve endüstriyel kapasitenin hızla büyümesini buradan takip ediyoruz. Şirketimiz özellikle uzun süredir Türkiye'de faaliyet gösteriyor. Milli Uzay Programı'nın, uzay planının açıklanması, astronotların uçuşu, uzaya bağımsız erişim sağlama hedefi, bunların hepsi Türkiye'deki mevcut siyasi yönetimin yerel sanayinin gelişmesi ve uluslararası arenada öne çıkması adına verdiği önemli mesajlardır. IAC kesinlikle bunun için harika bir sıçrama tahtasıdır. Çünkü Antalya'ya yaklaşık 10 bin kişinin gelmesini bekliyoruz. Bu etkinlik, yerel ekosistem için gerçekten stratejik bir fırlatma rampası niteliğinde ve bunu birkaç farklı şekilde sağlıyor. Türk kurumları tarafından teknik kongreye 1800'den fazla bildiri özeti sunulduğunu gördüm ki bu çok yüksek bir rakam. Bu durum, Türk araştırmacıların ve sanayicilerinin teknolojilerini, çalışmalarındaki ilerlemeleri gerçek anlamda uluslararası bir ortama sunmaları için doğrudan bir kanal sağlıyor. Yani yeşil itki sistemlerinden küçük uydu mimarilerine kadar uzanan bu süreç, hepsi için son derece verimli bir fikir alışverişi ortamı olacak."

- "Kapasiteyi geliştirecek insan gücüne sahipsiniz"

Mirra, tedarik zincirine erişim konusunda da Türkiye'deki köklü şirketler ve yeni kurulan girişimlerin (startup'ların), sahneleri ve salonları çok sayıda uluslararası ana yüklenici ve aynı zamanda yatırımcılarla paylaşacağına dikkati çekerek, bu yakınlığın yetkinliklerin paylaşılmasına, çözümlerin sunulmasına ve muhtemelen uluslararası aktörlerle ticari anlaşmalar yapılmasına yardımcı olacağını bildirdi.

En önemli konunun "uzay diplomasisi liderliği" olduğunu vurgulayan Mirra, şunları kaydetti:

Mirra, şu anda Ankara'da meslektaşları bulunduğunu ve buradaki kalıcı ofislerinde çeşitli işbirliği imkanları üzerine çalıştıklarını, karşılıklı tecrübelerini daha ortaklık odaklı bir formatta değerlendirebileceklerine inandıklarını söyledi.

Türkiye'nin uzay alanında gelişen kabiliyetlerine işaret eden Mirra, işbirliğinin daha doğrudan ve katılımın mümkün olabileceği alanlara ilişkin de şu bilgiyi verdi:

"Bazı olası işbirliği fırsatları üzerine TÜBİTAK ile görüşmeler halindeyiz. Bu alanlardan biri kuşkusuz uzay ve özellikle de Ay'ın keşfi. İnsanlı uzay uçuşları ve uydu haberleşmesi de diğer alanlar. Bildiğiniz gibi, Türksat programından gelen bir birikimimiz var. Airbus'ın, Türksat programı aracılığıyla Türkiye'deki sanayi kabiliyetlerinin gelişmesine veya bu gelişimin hızlanmasına katkı sağladığını düşünüyorum. Bu, ilişkimizi sürdürmek ve mümkünse daha da genişletmek istediğimiz bir alan. Bunu hem sanayi işbirliği hem de hükümetler arası ortaklık çerçevesinde yapabiliriz. Örneğin Türkiye'nin Avrupa Komisyonu, ESA veya Airbus'ın kurucu ülkeleri olan Fransa, Almanya, İspanya ve Birleşik Krallık'tan biriyle bir anlaşmaya varması, bizim de kesinlikle ilgi duyacağımız bir gelişme olur. Dolayısıyla bu alandaki gelişmeleri büyük bir dikkatle takip ediyoruz."