Bakan Mehmet Fatih Kacır, Girişim Sermayesi Fon Çağrıları Tanıtım Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, teknolojinin gün geçtikçe hayatta daha büyük yer edindiğini belirterek, "Yapay zekadan biyoteknolojiye, yarı iletken teknolojilerinden kuantum ve siber güvenliğe teknolojinin çeşitli alanlarında yaşanan gelişmeler geleceğin dünyasını şekillendiriyor. Bu yeni dönemde yaşanan köklü değişime teknoloji girişimleri liderlik ediyor." dedi.

İş dünyasının rekabet avantajı elde etmek için inovasyona yıldan yıla daha fazla yatırım yaptığını söyleyen Kacır, ülkelerin kalkınma yarışında öne çıkmak için yenilikçi fikirleri besleyen, girişimciyi koruyan ve finansmana erişimi kolaylaştıran reformları hızla hayata geçirdiğini dile getirdi.

Kacır, yenilikçi ürün ve hizmetlerin hızla ticarileşmesine imkan tanıyan teknoloji girişimciliğini Türkiye Yüzyılı'nda tam bağımsız ve müreffeh Türkiye'nin anahtarı addettiklerini belirterek şöyle devam etti:

"Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde son 23 yılda büyük bir AR-GE, yenilik, üretim ve girişimcilik altyapısını bu anlayışla ekosistem paydaşlarımızla birlikte inşa ettik. Bugün sayıları 114'e ulaşan teknoparklarımızda faaliyet gösteren 13 bine yakın firma, pek çok stratejik alanda inovasyon odaklı çalışmalar yürütüyor. 1700'ü aşkın AR-GE ve tasarım merkezimizde binlerce araştırmacı ve mühendis yeni teknolojiler geliştiriyor."

TEKNOFEST'lerle gençleri ülkenin teknoloji geliştirme yolculuğuna kazandırdıklarını dile getiren Kacır, tohum ve tohum öncesi aşamalardaki girişimlere odaklanan TÜBİTAK BİGG programlarıyla 2 bin 600'den fazla teknoloji odaklı iş fikrinin girişime dönüşmesine vesile olduklarını söyledi.

Bakan Kacır, müteşebbislerin finansmana erişiminin önünü açmak adına 2007'den bu yana fonların fonu ve eş finansman mekanizmalarını devreye aldıklarını, kamu kaynaklarını girişim ekosistemine yönlendiren bu uygulamalarla 5 milyar 800 milyon liralık kamu kaynağını girişimlerin büyüme yolculuğuna yönlendirdiklerini ifade etti.

Kamu kaynaklarının oluşturduğu kaldıraç etkisiyle 130 milyar liralık bir fon hacminin oluşmasını sağladıklarını belirten Kacır, "Bu fonların desteğiyle bugüne dek 1091 teknoloji girişimimiz 175 milyar lira yatırım aldı. AR-GE teşviklerimizden büyük ölçekte yararlanan AR-GE ve tasarım merkezleriyle, teknopark firmalarının elde ettikleri teşviklerin yüzde 3'ünü girişimlere yatırım olarak yönlendirmesini sağlayan uygulamamız neticesinde girişimcilik alanına 18,5 milyar liralık finansman kaynağı kazandırdık." diye konuştu.

Kacır, ülkede teknoloji girişimlerine yapılan yatırımların 2011-2015 döneminde 280 milyon dolar, 2016-2020 döneminde 515 milyon dolar olduğunu dile getirerek, "Geçtiğimiz 5 yılda bu tutarın 5,6 milyar doları aşması girişimcilik ekosistemimizin ulaştığı ölçeği ve yakaladığı ivmeyi açıkça ortaya koyuyor." dedi.

2019'da ülkede milyar dolar değerlemeyi aşan teknoloji girişimi bulunmazken bugün 8 Turcorn'un olduğunu söyleyen Kacır, bu başarıların teknoloji girişimciliğinin ülkede potansiyel aşamasını artık geride bırakarak, somut neticeler üreten ve küresel ölçekte rekabet eden güçlü bir ekosisteme dönüştüğünü açıkça ortaya koyduğunu söyledi.

Kacır, 2030'a kadar Türkiye'den 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını ve Turcornların toplam değerinin 100 milyar doları aşmasını hedeflediklerini bildirdi.

Girişimcilik ekosistemini dünyanın en gelişmiş ilk 10 ekosistem arasına taşımayı, İstanbul'u girişimcilik ve teknoloji yatırımlarında dünyanın ilk 20 merkezi arasında konumlandırmayı amaçladıklarını belirten Kacır, şunları ifade etti:

"Bu yeni ufka doğru ilerlerken, girişimcilik ekosistemimizi sadece bugünün ihtiyaçlarına göre değil, geleceğin teknoloji, üretim ve sermaye dinamiklerini dikkate alan bir vizyonla şekillendirmemiz gerekir. Bu anlayışla hazırladığımız Ulusal Teknoloji Girişimciliği Stratejisi, Türkiye'nin teknoloji girişimciliği alanındaki 2030 vizyonunu, önceliklerini ve yol haritasını ortaya koyan kapsamlı bir politika belgesi. Teknoloji girişimciliğini ülkemizin kalkınmasının merkezine oturtan stratejimiz doğrultusunda, girişimcilik ekosistemimizin ihtiyaç duyduğu sermaye derinliğini artıran dünyanın dört bir köşesindeki yetenekleri ülkemize kazandıran, tohum öncesinden ileri aşamaya kadar tüm evrelerde girişimcilerin ihtiyaçlarını 360 derece adresleyen mekanizmaları hayata geçirmeye başladık."

Bakan Kacır, teknogirişim rozeti uygulamasıyla teknoloji ve yenilik odaklı girişimlerin daha görünür hale gelmeleri, destek mekanizmalarından daha etkin yararlanmaları ve yatırım ekosistemi içinde daha güçlü şekilde konumlanmaları için adım attıklarını söyledi.

Turcorn 100 programıyla halihazırda 39 yüksek potansiyelli girişime, yatırımcı erişiminden uluslararasılaşmaya, mentörlükten stratejik işbirliklerine kadar katkı sunduklarını belirten Kacır, Türkiye Tech Visa Programı'na ilişkin de bilgi verdi.

Kacır, Atatürk Havalimanı terminal binalarını, Terminal İstanbul projesiyle dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getirdiklerini belirterek şunları söyledi:

"Sayın Cumhurbaşkanı'mız 24 Nisan'da Türkiye'yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke kılma hedefiyle atacağımız yeni ve tarihi nitelikte adımları kamuoyuyla paylaştı. Dijital şirket uygulamamızla teknoloji girişimlerinin kuruluş süreçlerinin tümüyle dijital platform üzerinden yönetilmesini sağlayacak ve şirketleşme süreçlerini kolaylaştıracağız.

Sanal ofis hizmeti ile kuruluş aşamasındaki girişimcilerimizin üzerindeki mali yükleri hafifletiyor ve girişimcilik ekosisteminin tabana yayılmasını sağlıyoruz. Kuracağımız bu dijital platform sayesinde fiziki olarak Türkiye'de bulunma zorunluluğu olmaksızın, pasaport temelli kimlik doğrulama süreci ile tamamen uzaktan şirket kurulabilecek."

Özellikle erken aşama yatırımlarda, SAFE paya dönüştürülebilir borçlanma sözleşmelerinin ve benzeri esnek finansal araçların yaygın ve etkin kullanılmasını sağlayacak düzenlemeleri hayata geçirdiklerini ifade eden Kacır, 2024'te hayata geçirilen çalışanlara hisse opsiyonu düzenlemesinden girişimlerin daha etkin yararlanabilmeleri için bu uygulamada yenilikler yaptıklarını dile getirdi.

Kacır, doğru zamanda erişilen finansmanın, bir teknoloji girişimi için adeta can suyu niteliğinde olduğunu belirterek, "Bugüne kadar kamu kaynaklarını girişimcilik ekosistemimizde stratejik bir kaldıraç olarak değerlendirdik. Özellikle tohum ve tohum öncesi aşamadaki teknoloji girişimleri için sunulan kamu destekleri, Türkiye'de girişimciliğin hızlı büyümesinin en önemli dayanaklarından biri oldu." diye konuştu.

2030 hedeflerine ulaşmak için farklı kurumlar bünyesinde yürütülen desteklerin bütüncül bir bakışla kurgulanması ve birbirini tamamlayan bir yapıya kavuşmasının büyük önem taşıdığını dile getiren Kacır, "Belirli bir olgunluk seviyesine ulaşan pek çok teknoloji girişiminin daha büyük ölçekli yatırım ihtiyaçlarını karşılamak için yurt dışı fonlara yönelmek durumunda kaldığını da müşahede ediyoruz. Türkiye'den daha fazla Turcorn çıkarmak, girişimlerimizin uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmak ve kalıcı başarılar elde etmesini sağlamak istiyorsak, girişim sermayesi finansman mekanizmalarımızı daha derin, daha kapsayıcı ve daha güçlü bir yapıya kavuşturmalıyız." dedi.