ABD/İsrail-İran Savaşına ve teknoloji şirketlerine ilişkin gelişmeler küresel piyasaların odağında olmayı sürdürüyor.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İran arasında anlaşmaya varıldığını duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump da İran ile yapılan barış anlaşmasının tamamlandığını, Hürmüz Boğazı'nın açılarak ABD'nin deniz ablukasının derhal kaldırılacağını bildirdi.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de, ABD ile anlaşmaya varıldığını doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını belirtti.

ABD ve İran arasında varılan barış anlaşmasının küresel enflasyon baskılarını hafifleteceği ve yüksek faiz oranlarına duyulan ihtiyacı azaltacağına yönelik öngörüler, küresel piyasalarda risk iştahını destekliyor.

Söz konusu gelişmenin bu hafta faiz kararlarını açıklayacak merkez bankaları için bir rahatlama sağlaması beklenirken, enerji fiyatlarından kaynaklı enflasyonist baskılara dair endişelerin hafifleyebileceği ve bunun da para politikalarını sıkılaştırma konusundaki baskıyı bir nebze olsun hafifletebileceği tahmin ediliyor.

Anlaşmayla enerji arzına ilişkin sıkıntıların hafiflemesi bekleniyor.

Olumlu haber akışına karşın taraflar arasında anlaşma imzalanana kadar yatırımcıların temkinli bir tutum sergileyebileceği öngörülüyor.

Analistler, özellikle nakliye ve sigorta şirketlerinin anlaşmanın geçerliliğinden emin olmak isteyeceklerini söyledi.

Öte yandan bu hafta piyasaların gözü, yeni ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh'ın yöneteceği ilk faiz kararı toplantısından çıkacak para politikası kararlarında olacak. Bankanın faiz oranını sabit tutmasına kesin gözüyle bakılırken, Warsh'ın ilk sözle yönlendirmelerindeki tonuna dikkat edilecek.

Güçlü istihdam verileri ve yükselen enflasyon nedeniyle Fed'in yıl sonuna kadar bir kez faiz artıracağına dair öngörüler masada dururken, jeopolitik gelişmelere ilişkin olumlu haber akışıyla bankanın faiz artırımına gideceğine yönelik öngörüler bir miktar zayıfladı.

Analistler, para politikası metni ile Warsh'ın toplantı sonrası yapacağı açıklamalarda gelecek dönem politikalarına ilişkin sinyaller aranacağını belirterek, alınacak sinyallerle birlikte piyasalarda oynaklığın artabileceğini bildirdi.

Warsh'ın "şahin" söylemlerde bulunması durumunda dolara olan talebin artabileceği tahmin ediliyor.

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, bankanın aralık toplantısında yüzde 73 ihtimalle politika faizini 25 baz puan artıracağı öngörülüyor.

Makroekonomik veri tarafında, ABD'de Michigan Üniversitesi tarafından ölçülen tüketici güven endeksi, haziranda 48,9'a çıkarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti.

Tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi haziranda yüzde 4,8'den yüzde 4,6'ya gerilese de İran savaşının başlamasından önce görülen seviyenin üzerinde kalmaya devam etti.

ABD'de bu hafta açıklanacak sanayi üretim verilerinin de yatırımcılara ekonominin gidişatına dair bir bakış açısı sunması bekleniyor.

Bu gelişmelerle 82,50 dolarla 3 ayın en düşük seviyesini gören Brent petrolün varil fiyatı, önceki kapanışın yüzde 3,9 altında 82,7 dolarda seyrediyor.

Petrol fiyatlarının artık sürdürülebilir bir şekilde düşebileceği ve enflasyonist baskıları azaltabileceğine yönelik umutlarla tahvil piyasasındaki satış baskısı azalırken, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi 6 baz puan azalışla yüzde 4,43'e geriledi.

Tahvil faizlerindeki düşüş ve genel olarak risk algısındaki iyileşme, doları aşağı çekerken, dolar endeksi yüzde 0,3 azalışla 99,5 seviyesinde seyrediyor.