ABD ile İran arasındaki gerilimlerin seyri piyasaların odak noktasında kalmaya devam ederken, geçen hafta yükselen jeopolitik tansiyon yeni haftaya girilirken bir nebze hafifledi.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'la müzakerelerin bugün yeniden başlayacağını ve bir anlaşmanın sağlanması konusunda iyimser olduğunu belirtti. Trump ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın açılması ve İran'ın "nükleer silahsızlandırılması" konusunda yakında bir anlaşmaya varılabileceğine dair iyimserliğini dile getirdi.

Bu gelişme piyasalardaki jeopolitik risk algısının azalmasına katkı sağladı. Aynı zamanda azalan arz endişeleriyle petrol fiyatlarında gerileme gözlenirken, hala yüksek seyrini koruyan küresel tahvil faizleri ve Asya'daki ekonomik verilerin olumlu sinyaller vermemesi piyasalarda risk iştahını törpülüyor.

Buna ek olarak Çin'in ileri düzey yapay zeka ve çip üretimi konusunda attığı adımların yarı iletken sektöründe oluşturduğu karlılık ve büyüme endişeleri yeni haftada da piyasaların üzerinde baskı unsuru olmaya devam ediyor.

Para politikası tarafında geçen hafta ABD Merkez Bankasının (Fed) enflasyon göstergesi olarak yakından takip ettiği kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksindeki yıllık artışın haziranda yüzde 4,1’den yüzde 3,7’ye gerilemesi ile beklenti altı kalan büyüme performansı birden fazla sayıda faiz artışı yapılabileceğine yönelik ihtimalleri zayıflattı.

Bankaya ilişkin piyasa beklentileri halihazırda yıl sonuna kadar bir faiz artışı çevresinde şekillenirken, faiz artışı ihtimalleri eylül ayı için yüzde 67, ekim ayı için yüzde 96 ile fiyatlanıyor. Analistler, bu hafta ABD'de açıklanacak tarım istihdam verisinden alınacak sinyallerin Fed'e yönelik beklentiler üzerinde etkili olabileceğini kaydetti.

Öte yandan, döviz piyasasındaki gelişmeler de yakından izlenirken, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Japon yenine yapılan müdahaleyi doğruladı. Bessent, 31 Temmuz'da gerçekleştirilen koordineli döviz piyasası müdahaleleriyle Japon yenindeki düzensiz hareketlerin önüne geçildiğini, gerekmesi halinde ilave ortak piyasa müdahalelerinin yapılabileceğini belirtti.

Analistler, Japon yenindeki sert değer kaybının küresel finans sistemi açısından risk oluşturduğunu, sermaye akımlarında dengesizliklere ve finansal piyasalarda oynaklığın artmasına neden olabileceğini ifade etti.

Geçen hafta son 19 yılın en yüksek seviyesini gören ABD'nin 30 yıllık tahvil faizi haftaya yaklaşık 4 baz puan düşüşle yüzde 5,24'te, ABD 10 yıllık tahvil faizi de yaklaşık 5 baz puan azalışla yüzde 4,70 seviyesinde başladı.

Dolar endeksi, Fed'in tahmin edildiği ölçüde şahin adımlar atmayacağı beklentileriyle geçen hafta 17 Haziran'dan bu yana ilk kez 99 seviyelerine çekilirken, yeni haftaya 99,7 seviyesinde başladı.

Altının ons fiyatı ise azalan jeopolitik gerilimler ve faiz artışı ihtimallerinin güç kaybetmesiyle yüzde 0,6 artışla 4 bin 70 dolardan alıcı bulurken, ekim vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 5,1 düşüşle 83,4 dolarda işlem görüyor.

Kurumsal tarafta ise bu hafta önemli şirketlerin bilançoları takip edilecek. Bu doğrultuda dikkatler, yakın geçmişte halka arz olan ve rekor seviyelerde piyasa değerine ulaşmasının ardından hisselerinde sert kayıplar yaşanan Space X'in finansal sonuçlarında olacak. Şirketin finansal sonuçlarını yarın açıklaması bekleniyor.

ABD'de endeks vadeli kontratlar ise haftaya pozitif başladı.

Orta Doğu'da kısmen hafifleyen jeopolitik tansiyon ve yeni bir anlaşma yapılabileceğine yönelik umutlar, Avrupa tarafında fiyatlamalarda başat rol oynuyor.

Bölgede vadeli işlem piyasalarında, endeks vadeli kontratlar haftaya pozitif başlarken, bu hafta bölgede üretici enflasyonu ile sektörel Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri takip edilecek. Söz konusu verilerde bölge ekonomisinin gidişatına ilişkin sinyaller aranacak.

Analistler, petrol fiyatlarındaki düşüşün enerjide dışa bağımlı Avrupa ekonomileri açısından kritik önem taşıdığını belirterek, enerji maliyetlerindeki azalışın halihazırdaki enflasyon ve büyüme beklentilerinde de değişikliklere neden olabileceğini söyledi.

Para piyasalarında Avrupa Merkez Bankasının (ECB) eylülde politika faizlerinde artışa gidebileceği yüzde 87 ile fiyatlanıyor.

Bu arada İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Sebte (Ceuta) kentine geçmeye çalışırken hayatını kaybeden düzensiz göçmenlerin sayısının 88'e yükseldiği belirtildi. 30 Temmuz'dan bu yana yaklaşık 73 bin 500 düzensiz göçmenin Sebte'den Fas'a döndüğü tahmin ediliyor.

Dünya genelinde yarı iletken sektörüne ilişkin değerleme endişelerinin yeni haftaya taşınması Asya borsalarında Orta Doğu'daki gerilimlerin oluşturduğu iyimserlikleri gölgeledi.

Bölgede, Hong Kong hariç satıcılı bir görünüm öne çıkarken, Japonya ve Çin'de açıklanan makroekonomik verilerden alınan sinyaller de söz konusu seyirde etkili oldu.