Orta Doğu'daki gerilimlerin gölgesinde haftaya yön arayışıyla başlayan küresel piyasalarda, ABD Başkanı Trump'ın Çin'e gerçekleştirdiği ziyarette iyimser bir hava esmesiyle teknoloji öncülüğünde risk iştahının görece arttığı görüldü.

Trump'ın gerçekleştirdiği ziyarete önde gelen şirket yöneticilerinin eşlik etmesi, yapay zeka ve teknoloji alanında büyük yatırımların önünün açılabileceğine yönelik beklentileri kuvvetlendirse de ABD/İsrail-İran Savaşı'nın henüz tam olarak sonlanmaması ve yüksek seyreden petrol fiyatlarının olumsuz etkilerinin makroekonomik verilerde belirginleşmesi yatırımcı iştahını törpüledi.

ABD-İran hattından gelen çelişkili mesajlar petrol fiyatları üzerinde etkili olurken bu durum küresel ölçekte makro görünüme yönelik endişeleri devam ettirdi. Trump'ın, İran ile ateşkesin "yaşam desteğine bağlı şekilde sürdüğünü" söylemesi, bölgede gerilimin kısa sürede azalacağına yönelik beklentileri zayıflattı.

Artan petrol fiyatlarının ekonomiye negatif yansımaları ABD'nin enflasyon verilerinde izlendi. Ülkede tüketici enflasyonu yıllık bazda yüzde 3,8 ile tahminlerin üzerinde gerçekleşirken üretici enflasyonu da beklentileri keskin şekilde aştı ve salgın sonrası dönemin en hızlı yükselişine işaret etti.

Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon üzerindeki ikincil etkileri, taşımacılık faaliyetleri üzerinden belirginleşmeye başladı. Bu gelişmelerin ardından piyasalarda ABD Merkez Bankasının (Fed) yıl sonunda faiz artırımına gidebileceği ihtimalleri yüzde 65'e yükselirken olası bir indirim olası fiyatlamalardan çıktı.

Savaş öncesinde para piyasalarında Fed'in yıl genelinde toplam 2 faiz indirimi yapabileceği fiyatlanırken beklentiler terse döndü. Beklentilerin seyrini savaşın gidişatı belirleyecek olsa da halihazırda enerji başta olmak üzere maliyet kaynaklı baskıların enflasyonda ikincil etkileri artırabileceği ifade ediliyor.

Güçlenen enflasyon endişeleriyle tahvil faizleri yükseliş eğilimini sürdürdü. ABD'nin 5, 10, 20 ve 30 yıllık tahvil faizleri sert şekilde yükselerek yaklaşık son 1 yılın zirvelerine ulaştı. ABD 10 yıllık tahvil faizi cuma günü yüzde 4,55'e çıkarak Mayıs 2025'ten bu yana en yüksek seviyesini gördü.

Gelecek hafta, Orta Doğu'daki gelişmelerin yanında yapay zeka temasının seyri üzerinde kritik değer taşıyan Nvidia'nın bilançosu ve Fed'in toplantı tutanakları yakından takip edilecek.

Diğer taraftan Trump'ın Fed başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh, Senato'dan onay aldı. Fed'den yapılan açıklamada, Jerome Powell'ın başkanlık görev süresinin sona erdiği belirtildi. Warsh'un yemin ederek göreve başlamasının beklendiği kaydedilen açıklamada, Fed Yönetim Kurulunun, Warsh yeni başkan olarak yemin edene kadar Powell'ı geçici başkan olarak atadığı bildirildi.

Bu gelişmelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi önceki haftaya göre yaklaşık 20 baz puan artışla yüzde 4,54'te, dolar endeksi ise haftalık bazda yüzde 1,4 artışla 99,3 seviyesinde kapandı.

Orta Doğu'daki gerilimlerin oluşturduğu risklerin ortadan kalkmaması, enflasyon endişeleriyle faiz artırımına ilişkin beklentilerin güçlenmesiyle altının onsu haftalık bazda yüzde 3,8 düşüşle 4 bin 540 dolara indi. Brent petrolün varil fiyatı da arz endişeleriyle yüzde 7,4 artışla 106,2 dolara yükseldi.

New York borsasında geçen hafta karışık bir seyir öne çıktı. Haftalık bazda New York borsasında S&P 500 yüzde 0,13 yükselirken, Nasdaq endeksi yüzde 0,38 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,17 düştü.

Makroekonomik verilere göre ABD'de ikinci el konut satışları nisanda yüzde 0,2 artmasına rağmen piyasa beklentilerinin altında kaldı.

ABD'de sanayi üretimi, nisanda aylık bazda yüzde 0,7 ile beklentilerin üzerinde artış gösterdi. Fed New York şubesinin açıkladığı imalat endeksi, mayısta 19,6 değerine çıkarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti.

Gelecek hafta salı bekleyen konut satışları, çarşamba Fed toplantı tutanakları, perşembe S&P Global imalat sanayi ve hizmet sektörü PMI, konut başlangıçları, inşaat izinleri, Philadelphia Fed imalat endeksi, haftalık işsizlik maaşı başvuruları, cuma Michigan tüketici güven endeksi takip edilecek.

Avrupa borsalarında geçen hafta negatif bir seyir öne çıktı. Bölgede mevcut küresel gelişmelerin yanı sıra İngiltere'deki seçim süreci öne çıktı.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkede yapılan yerel seçimlerdeki ağır yenilgisi sonrası istifayı düşünmediğini, sürekli değişimin ülkeyi kaosa sürüklediğini söyledi. Ülkede siyasi belirsizliklerin artabileceği endişeleriyle tahvil faizlerinde sert yükselişler görülürken sterlin/dolar paritesi haftalık bazda yüzde 1,9 azalışla 1,3325'e indi.

Bunun yanı sıra İngiltere'de 1. çeyrek gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) önceki çeyreğe göre yüzde 0,6 ile beklentiler dahilinde gerçekleşirken yıllık yüzde 1,1 ile beklentilerin üzerinde geldi.

Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon beklentilerini tehdit etmesi durumunda Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz artışına gitmesinin güçlü bir seçenek olduğunu belirterek, "Haziran ayında tekrar bir araya geleceğiz ve yeni veriler ışığında kararımızı vereceğiz." dedi.

Gelecek hafta Avro Bölgesi ve İngiltere'de enflasyon verileri karşılanacak. Analistler, İngiltere'deki enflasyon verilerinde olası hızlanma işaretlerinin ülke tahvil piyasasındaki satış baskını artırabileceğini kaydetti.