Bugüne kadar hiçbir hava yolu markasının ilk 100’e giremediğine dikkati çeken Olmuştur, söz konusu hedefin iddialı olmakla birlikte dünyada bu seviyeye yaklaşmış hava yolları varsa hedef alınabileceğini ifade etti.

Olmuştur, hacim odaklı büyümenin yanı sıra değer odaklı büyümeye ağırlık vereceklerini dile getirdi.

Marka değerinin, kolaylıkla kopyalanamayan ve markaların çok uzun süre sürdürülebilir büyüme koridorunda yaşamasına sebebiyet veren çok kıymetli ve inşa edilmesi uzun bir sürece yayılmış bir değer olduğunu belirtti.

Bu doğrultuda müşteri memnuniyetini ve net tavsiye skorunu artırmaya yönelik çok sayıda çalışma yürüttüklerini belirten Olmuştur, şunları kaydetti:

"Yolcularımızla temas ettiğimiz 122 deneyim noktamız bulunuyor. Bu yolculuk, yolcumuzun internet sitemizi ziyaret etmesiyle başlıyor, havalimanındaki check-in ve boarding süreçleriyle, uçak içi deneyimle, bagaj teslimiyle ve sonrasında müşteri ilişkileri süreçleriyle devam ediyor. Müşteri deneyiminin parçaları olan tüm bu temas noktalarının, değer odaklı büyüme stratejimizde en önemli kriter olduğunun farkındayız. Bu stratejinin hayata geçirilmesinde yönetim kurulu başkanımız Prof. Dr. Murat Şeker Bey'in de desteği bizler için çok kıymetli."

Olmuştur, THY’nin son 9 yıldır Türkiye’nin en değerli markası seçildiğini belirterek, "2025 yılında 2,9 milyar dolarlık marka değerine ulaşarak kendi tarihimizin en yüksek marka değerini elde ettik." diye konuştu.

THY’nin dünyada en fazla ülkeye uçan hava yolu olduğunu bildiren Olmuştur, firmanın Avrupa’nın en iyi hava yolu ödülünü 10. kez aldığını, Skytrax ve APEX değerlendirmelerinde de uzun yıllardır dünyanın önde gelen hava yolları arasında gösterildiğini kaydetti.

Marka değerini yükseltmenin önemli unsurlarından birinin yolcuya sunulan ürünün çeşitlendirilmesi olduğunu vurgulayan Olmuştur, bu kapsamda üzerinde çalışılan projelerden birinin de Premium Ekonomi kabin olduğunu açıkladı.

Premium Ekonomi'nin Business ile Ekonomi kabinleri arasında konumlandırılan bir ürün olduğunu dile getiren Olmuştur, ürüne ilişkin fizibilite ve hazırlık çalışmalarını tamamladıklarını belirtti.

Olmuştur, Premium Ekonomi’nin tüm geniş gövde uçak filosunda yaygınlaştırılmasının planlandığını aktararak, "Bu dönüşüm ile yolcularımızı daha yüksek yatış açısına ve geniş diz mesafesine sahip koltuklarda, zenginleştirilmiş ikram konsepti ile sadakat programımız Miles&Smiles'da ilave avantajlar sunacağız." diye konuştu.

Premium Ekonomi’nin filoda yaygınlaştırılması için 2029’u hedeflediklerini ifade eden Olmuştur, THY filosunu uçuş ağının gelecekteki ihtiyaçları doğrultusunda yeniden değerlendirdiklerini söyledi.

Bölgesel uçak projesinin öncelikli stratejik gündemlerinden biri olduğuna işaret eden Olmuştur, "Bölgesel uçak ihalesi sürecine başladık; Temmuz ayında üreticilere şartnamemizi gönderdik." ifadelerini kullandı.

Olmuştur, bölgesel uçağın yalnızca filo planlaması açısından değil, THY’nin uçuş ağını derinleştirmesi ve marka değerini desteklemesi bakımından da kıymetli olduğunun, İstanbul’un coğrafi konumunun bu uçakların etkin kullanımı açısından önemli bir avantaj sunduğunun altını çizdi.

İstanbul'un rakip küresel aktarma merkezlerine kıyasla önemli avantajlarından birinin Avrupa'ya coğrafi yakınlığı olduğunu vurgulayan Olmuştur, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bölgesel uçaklarla Avrupa’da bugün uçtuğumuz noktaların yanında, daha sınırlı yolcu potansiyeli nedeniyle mevcut filomuzla verimli şekilde hizmet veremediğimiz yeni şehirlere de ulaşma imkanına kavuşacağız. Günlük 100-140 yolcu potansiyeline sahip birçok şehri İstanbul’a bağlayıp, yolcularımızı İstanbul üzerinden uçuş ağımızdaki diğer destinasyonlara taşıyacağız. Bu sayede, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla hizmete alınan İstanbul Havalimanı'nın lider aktarma merkezi konumunu daha da güçlendireceğiz."

Olmuştur, bölgesel uçakların filoya katılması için 2028’in ikinci yarısını hedeflediklerini, bölgesel uçakların yanı sıra, uçuş ağında ihtiyaç duyulan uzun menzilli ve 400 koltuğa yaklaşan yüksek kapasiteli uçak tipleriyle ilgili çalışmaların da yapıldığını ve uzun menzilli uçakların filodaki payının artırılması yönünde stratejik planlamaların yapıldığını ifade etti.

Airbus A350 ve Boeing 787 Dreamliner'ın uzun menzilli havacılığın en ileri teknolojiye sahip uçakları arasında bulunduğunu belirten Olmuştur, bu uçakların daha sessiz ve yüksek müşteri memnuniyetine sahip olmasının yanı sıra yakıt verimliliği ve daha düşük karbon emisyonlarıyla da yeni nesil havacılığı temsil ettiğini açıkladı.

Olmuştur, “Bir hava yolu için uçak en değerli kaynaklardan biridir. Emniyet, bakım standartları ve operasyonel gereklilikleri en üst seviyede tutarak, uçaklarımızın etkin kullanımını sağlamayı hedefliyoruz. Çünkü uçaklarımız havada oldukça yolcularımıza hizmet ediyor, uçuş ağımızı büyütüyor ve şirketimiz için değer üretiyor." ifadelerini kullandı.

Bu yaklaşımın sonuçlarını yeni nesil geniş gövdeli filoda gördüklerini kaydeden Olmuştur, 2025-2026 döneminde Airbus A350 ve Boeing 787 uçaklarının verimli kullanımında dünyada ilk sırada olduklarını, bunun güçlü uçuş ağı, tarife planlaması, teknik kabiliyet ve operasyonel organizasyonun birlikte etkin çalışmasının sonucu olduğunu vurguladı.