Bakan Fidan: ABDİran konusunda yakında iyi haberler alabiliriz
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ve İran arasında görüşmeleri süren mutabakat konusunda 'iyimserim' ifadesini kullandı,, "Yakında iyi haberler alabiliriz" dedi. Bakan Fidan, Hürmüz Boğazı'nın açılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. 07/06/2026 17:19© TRT HABER
Türkiye ve Güney Kore'nin Kore Savaşı'ndan bu yana müttefik olduğuna ve işbirliğinin 2012'de stratejik düzeye yükseltildiğine işaret eden Fidan, "Dolayısıyla kurumsal olarak stratejik bir işbirliği mekanizmamız var. Her geçen yıl, her iki tarafta başa gelen yönetimler, bence her alanda işbirliğini ilerletmek için ellerinden geleni yapıyorlar" dedi.
Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın son 24 yıldır Güney Kore ile her düzeydeki işbirliğine büyük önem verdiğini dile getirerek, tarafların karşılıklı üst düzey ziyaretler gerçekleştirdiğini hatırlattı.
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un geçen yıl Türkiye'yi ziyaretinin halihazırda iyi olan ilişkileri daha da ilerletmek için bir dönüm noktası olduğunu belirten Fidan, "Her iki tarafın liderleri bir araya gelerek, işbirliğinin düzeyini ve günümüz dünyasının gerekliliklerini gözden geçiriyorlar. Böylece, hangi alanlarda ve nasıl ilişkiler kurmamız gerektiği konusunda güncelleme yapıyorlar" ifadelerini kullandı.
Fidan, ticaret, savunma sanayii ve teknoloji alanlarında işbirliğinin "doğru yolda" olduğu değerlendirmesinde bulunarak, küresel zorluklar konusunda da giderek daha fazla fikir alışverişinde bulunduklarına işaret etti.
"Her iki taraf da şu anda Sinop Nükleer Santrali konusunda olası bir işbirliğini görüşmeye başladı." diyen Fidan, 2008-2009 döneminde Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan ile çalışırken bu proje üzerinde görevli olduğunu ve Kore Elektrik Enerjisi Kurumuyla (KEPCO) ileri düzeyde bir işbirliği yapmak istediklerini, ancak projenin sonuca varamadığını söyledi.
Fidan, bu sefer ortak projeyi gerçekleştirebileceklerini umduğunu belirterek, Kore teknolojisinin Türkiye'deki nükleer santral inşaatlarında önemli bir rol oynamasını istediklerini vurguladı.
"ABD Başkanı Donald Trump geçtiğimiz günlerde İran ile bir mutabakat zaptının bir hafta içerisinde imzalanabileceğini belirtti. Bu zaman çizelgesine ilişkin değerlendirmeniz nedir?" sorusunu cevaplayan Fidan, şunları söyledi:
"Ben iyimserim, çünkü her iki tarafla, arabulucu Pakistan ve bölgedeki diğer bazı ilgili taraflarla düzenli istişareler içindeyim. Onların bir mutabakata, bir anlaşmaya varmalarına yardımcı olmak için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Bununla birlikte, bazı teknik ayrıntılar olduğunu da biliyorsunuz. Nihai teyit konusunda ise her iki tarafın da ilk taslağın son hali üzerinde genel bir mutabakata vardığını düşünüyorum. Umarım çok yakında iyi haberler alabiliriz."
Fidan, "Hürmüz Boğazı'nın ticari gemilere tamamen yeniden açılma ihtimali nedir? Daha geniş kapsamlı nükleer çerçeve müzakerelerine başlamadan önce boğazla ilgili bir anlaşma yapılması gerektiğini düşünüyor musunuz?" sorusunu da yanıtladı.
ABD ile İran arasındaki görüşmelerin geleneksel olarak her zaman nükleer meseleler etrafında döndüğüne dikkati çeken Fidan, "Mevcut durum nedeniyle ilk kez başka bir konu daha acil hale gelmiş ve nükleer meselelerden daha önemli bir konuma yükselmiştir Hürmüz Boğazı'nın durumu. Hürmüz Boğazı birkaç ay daha kapalı kalırsa, bazı raporlara göre Afrika'daki bazı ülkeler gerçekten gıda kıtlığıyla karşı karşıya kalacak. Sonuç olarak bu herkes için küresel bir kabustur" ifadelerini kullandı.
Fidan, her iki tarafın da Hürmüz Boğazı'nın açılmasına odaklanıp ardından nükleer müzakerelere geçmeye çok istekli olduğunu aktardı.
Türkiye'nin Hürmüz Boğazı'ndaki olası mayın temizleme operasyonlarına katılımı hakkındaki soruya cevaben "Eğer taraflar arasında bir anlaşma sağlanırsa veya bizden mayın temizleme sürecine katkıda bulunmamız istenirse, bunu memnuniyetle yaparız" dedi.
Fidan, "Aslında Cumhurbaşkanımızın bu konuda ilkesel bir tutumu var, ancak bazen örneğin Rusya-Ukrayna Savaşı'nda olduğu gibi arabuluculuk yapmaya çalıştığımızda kendimizi benzer bir durumda buluyoruz, burada da durum aynı. Savaşan taraflar bir çözüm üzerinde anlaştığında, o çözümün bir parçası olabileceğimizi düşündüğümüz veya o çözümü kolaylaştırmamız istendiğinde, yardım etmeye hazırız" ifadelerini kullandı.
Çatışmanın sona ermesi konusunda ne kadar zor olursa olsun, iyimser olduğunu dile getiren Fidan, her iki tarafın da farklı zorluklarla karşı karşıya olduğunu, ancak aynı sonucu istediğini söyledi.
Fidan, hem Amerikalılar hem de İranlıların savaşın sona ermesini istediğini belirterek, "Ancak burada savaşın başlatıcısı olan üçüncü bir taraf var. İsrail. İsrail şu anda, ABD ve İran arasında şu anki haliyle yapılacak herhangi bir anlaşmanın İsrail'in çıkarlarına uygun olmadığını düşünüyor. Bu yüzden müzakereleri rayından çıkarmak veya sabote etmek için ellerinden geleni yapıyorlar" diye konuştu.
Bakan Fidan, uluslararası topluma, barış müzakereleri söz konusu olduğunda "İsrail'e baskı uygulayarak onu uslu durmaya zorlaması" çağrısında bulundu.
İsrail'in müzakere masasına oturtulması için en önemli diplomatik kozun "geçen yıl Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda Filistin Devleti'nin tam üyeliği konusunda yapılan oylamada görüldüğü gibi" tüm uluslararası toplumun tutumu olduğunu kaydeden Fidan, 157 ülkenin Filistin Devleti lehinde oy kullanmasının önemine değindi.
Fidan, tüm uluslararası toplumun Gazze ve Filistin'deki soykırıma şiddetle karşı olduğunun altını çizerek, bu tutumun İsrail'e baskı yapmak için bir koz olarak kullanılması gerektiğini ifade etti.
İsrail'in uluslararası kurallardan, normlardan, düzenlemelerden ve etik kurallardan muaf tutulmaması gerektiğini vurgulayan Fidan, "Avrupa Birliği, BM, diğer bazı bölgesel ve uluslararası kuruluşlar ve topluluklar ile ulus devletler bir araya gelip İsrail'e aynı şeyi söyleyebilirse, eğer İsrail buna karşı önlem almazsa eyleme geçerlerse, bence yüzde yüz başarı şansımız olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
OKUR YORUMLARI (0)
Yorum Yapın