Bakan Göktaş: Türkiye'yi analık izninde OECD'de ilk 10'a taşıdık
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Annelik iznine baktığımızda OECD ülkelerinin ortalaması 18 hafta. Biz bunun çok gerisindeydik. Yeni düzenlemeyle beraber ilk 10'dayız ve OECD ülkelerinde annelere destek olan, analık izni dediğimiz çalışan annelerine yönelik bu desteğimizi en çok destekleyen ülkelerinden biri olduk" dedi.24/04/2026 09:07© TRT HABER
Bakan Göktaş, yasalaşan yeni sosyal hizmet kanunundan uzatılan ebeveyn izinlerine, okul güvenliği tedbirlerinden çocukların dijital dünyadaki risklerden korunmasına kadar pek çok kritik başlığı TRT Haber Özel Röportajı'nda değerlendirdi.
Göktaş, konuşmasının başında yeni Sosyal Hizmetler Kanunu'nun Bakanlık tarafından uzun süredir çalışılan ve aileyi merkeze alan "kapsamlı bir reform" niteliği taşıdığını vurguladı.
Kanun paketinin çocuklardan yaşlılara kadar toplumun tüm kesimlerini koruma altına aldığını belirten Göktaş, Darülaceze yaşlı bakım modelinin tüm Türkiye'ye yaygınlaştırılması ve babalık izinlerine yönelik düzenlemelerin bu paketin önemli sütunlarını oluşturduğunu ifade etti.
Türkiye'nin "aile dostu ekosistem" kurma hedefi doğrultusunda stratejik adımlar attığını kaydeden Göktaş, "Bildiğiniz gibi geçtiğimiz yılı 'Aile Yılı' ilan etmiştik. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 2026-2035 dönemi de 'Aile ve Nüfus On Yılı' olarak ilan edildi. Bu kapsamda iş-yaşam dengesini uyumlaştıran, aile odaklı politikalarımızı hayata geçirmek için pek çok düzenlemeyi uygulamaya koyduk." diye konuştu.
Yeni düzenlemeyle çalışan annelere yönelik en somut desteğin doğum izinlerinde yapıldığını belirten Bakan Göktaş, "Ancak bu paket özelinde, özellikle doğum izinlerinin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılmasıyla beraber burada özellikle çok önemli bir yeniliği annelerin hayatına geçirdik. Ben de iki aylık bebeğini özellikle kreşe bırakmak durumunda olan bir anne olarak gerçekten anneleri çok iyi anlıyorum. Anneler gerçekten bu kapsamda... Üç aylık bebeğini, yani biz emzirme süresini 6 ay olarak biliyorsunuz, doğal emzirme süresinin 6 ay desteklenmesini Dünya Sağlık Örgütü bu kapsamda bu şekilde söylüyor. Bununla beraber tabii biz hem 6 aya yükselttik, aynı zamanda babalık iznini 5 günden 10 güne, özellikle işçilerle memurluğu eşitlemiş olduk. İşçiler için 5 gündü, bunu 10 güne çıkarmış olduk." dedi.
Bakan Göktaş, şöyle devam ette;
Diğer yandan tabii biz Türkiye'nin nüfus yapısını koruyan kapsamlı bir adım attık. Koruyucu ailelere yönelik ilk defa 10 günlük bir izin süresi verdik. Ben bu teklifimize destek veren bütün milletvekillerimize teşekkür etmek istiyorum. Bu paketimizde ayrıca biliyorsunuz 15 yaş altı sosyal medya düzenlememizi de hayata geçiriyoruz. Oyunlara yönelik önemli bir düzenlememiz de var. Aileyi koruyan, aileyi güçlendiren, aile dostu ekosistemi destek veren kapsamlı bir politika. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirmiş olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Aile ve Nüfus On Yılı'nda da kalıcı politikalar hayata geçirmeye devam edeceğiz. Ben destek veren bütün milletvekillerimize teşekkür ediyorum. Vatanımıza milletimize, özellikle bekleyen bütün annelerimize, ailelerimize tekrardan hayırlı olmasını diliyorum.
Şimdi annelik iznine baktığımızda OECD ülkelerinin ortalaması 18 hafta. Biz bunun çok gerisindeydik. Fakat yeni düzenlemeyle beraber ilk 10'dayız ve OECD ülkelerinde annelere destek olan, analık izni dediğimiz çalışan annelerine yönelik bu desteğimizi en çok destekleyen ülkelerinden biri olduk. Bu kapsamda da inşallah çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Biliyorsunuz geçtiğimiz yıl da memur olan annelerimize yarı zamanlı çalışma hakkını geçirmiştik, yönetmeliği hayata geçirmiştik. Yine aile dostu ekosistemimizi destekleyen, çocukları 6 yaşını doldurana kadar yarı zamanlı çalışma olasılığını hayata geçirdik. Ve babalık izni, annelik izninin, süt izninin uzatılmasıyla beraber kapsamlı olarak aile dostu politikalarımızı, aile dostu ekosistemimizi sürdürmeye ve devam ettirmeye inşallah hayata geçirdik.
Fransa'nın, Hollanda'nın, Kanada'nın gerisindeyken şu anda onların önüne geçmiş olduk aslında. Biz aile dostu ekosistemimizi çok uzun süredir çalışıyoruz. Bu kapsamda da ailelerden, annelerden tabii bu konuda çok büyük bir beklenti de vardı. Biz onlara bu müjdeyi de sizin vesilenizle paylaşmak istiyoruz.
Bizim temel endişemiz çocuklarımızın dijital alanda güvenliğini sağlamak. 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesi sadece ülkemizde değil, ilk olarak Avustralya'da biliyorsunuz gündeme gelmişti. Akabinde Fransa, İspanya benzer düzenlemeler, İngiltere şu anda ve Amerika'da da Meta'ya yönelik çok ciddi davalar açıldı; çocukların özellikle gelişimine yönelik olumsuz etkilerinden kaynaklı. Şimdi teknoloji hızla gelişiyor ve teknoloji hayatımızın önemli bir parçası. Çocuklarımızın yüzde 63'ü aktif bir şekilde sosyal medya kullanmakta. Son 10 yıla baktığımızda çocukların dikkat süresi yüzde 30 azalmışken, bir konuya odaklanma süresi 8 saniyeyi geçmiyor. Yani 8 saniye aslında bir soruyu veya bir konuyu odaklanmaktan ziyade bir hikayeden de çok az bir süre aslında. 8 saniye çok az bir süre. Ve dikkat konsantrasyon alanında gerçekten çocukların üzerinde de bir etkisi olduğunu çok net kamuoyu raporları, uluslararası raporlar da bu şekilde bir dikkat çekmekte.
Nihayetinde geldiğimiz noktada 15 yaş altına sosyal medya düzenlememizin de elzem olduğunu biliyoruz. Bu kapsamda sektörle görüştük, kamuyla görüştük, uluslararası literatürü taradık. Ve ailelerden de çok yoğun talepler geldi. Ve bizler çocuklarımıza daha güvenli internet sunarken sosyal medyanın sürekli algoritmaların eşiğinde, küresel şirketlerin para kazanma odaklı çalışmalarının içerisinde kalmasını istemedik. Sosyal medyanın çocuklarımızda akran zorbalığı, siber güvenlik sıkıntıları, veri kaybı ama aynı zamanda psikolojik, zihinsel, fiziksel gelişimlerinde de olumsuz etkilerinin olduğunu çok net biliyoruz. Zira bizler de bu düzenlemeyi hayata geçirerek sosyal medya düzenlemesini hayata geçirmiş olduk. Amacımız çok net; çocuklarımıza daha güvenli bir dijital ortam.
Yani bu düzenlemeyi getirdik, bir anda her şey mucizevi olmayacak. Devlet norm oluşturuyor. Bununla beraber bir yönetmelik çıkacak ve sosyal medyaya bağlanmak isteyen ailelere, özellikle sosyal medya platformlarından temel beklentimiz şu: Bir, güvenli ortam sağlamaları. İki, çocuklar bağlandıkları anda bir kimlik doğrulama, yani yaş doğrulama sisteminin getirilmesi. Oyunlarla ilgili bir derecelendirilme getirilmesi. 1 milyondan fazla sosyal ağ sağlayıcısının kullanıcısı varsa Türkiye'de bir temsilcinin bulundurulması. Özellikle aldatıcı reklamların önüne geçilmesini sağlamış olduk bu kanun düzenlemeyle beraber. Ayrıca yaş kriterleri ve yaş doğrulama sistemi, ayrıca da şikayetlere karşı da etkin mekanizma kurulmasını sağladık. Zaman zaman sizlerin de karşınıza çıkıyordur, sosyal medyada olumsuz bir içerikle karşılaştığınızda özellikle sizin resminizi kullanarak aldatıcı reklamlar da çok fazla arttı. Bunun da önüne bu düzenlemeyle geçmiş olduk.
Dijital tehditlere karşı yeni düzenleme geliyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: Teknoloji hayatımızın önemli bir parçası. Amacımız çocukları dijital dünyadan uzak tutmak değil, daha güvenli bir dijital ortam kurmak. Yeni yönetmelik için BTK ile birlikte çalışıyoruz. pic. twitter. com/Ad UIV
Co ECR
Amacımız yasaklamak değil; bu konuda bir düzenleme getirmek ve sosyal medya platformlarına belirli yükümlülükler getirmiş olduk. Bu yükümlülüklerle beraber önümüzdeki süreçte de özellikle bir yönetmelik çıkacak ve Siber Güvenlik Başkanlığımızla beraber, BTK ile beraber çalışıyoruz buna da. Uzmanların eşliğinde bu yaş doğrulama sistemini de hayata geçirmiş olacağız. Amacımız çocuklarımıza daha güvenli bir dijital ortamı sağlamak. Onlar dijitalin olumlu taraflarından faydalanırken istismar, akran zorbalığı ve olumsuz içeriklerden onlara daha güvenli bir alan oluşturmak. Maalesef sosyal medya sürekli beğeni, sürekli bir dopamin salgılatarak aslında bir bağımlılık da oluşturuyor. Dolayısıyla sosyal medya bağımlılığından da aslında bahsedebiliriz. Devlet norm oluşturuyor. Bununla beraber tabii ki biz ebeveynlere, öğretmenlere, bakıcılara; yani anneanne, dede olabilir burada, dijital okuryazarlık becerilerini de güçlendirme programları başlatıyoruz. Zira ebeveyn denetim araçlarını da güçlendirmemiz gerekirken onlara da bu desteği sağlamamız gerekiyor.
Ailelerden çok ciddi talepler oldu. Açıkçası geçtiğimiz hafta Maraş'ta elim olayda kaybettiğimiz aileleri ziyaret ettiğimizde, orada aileler bize şunu söylediler: "Lütfen artık bir şey yapın. Çocuklarımızı bu ekranların arkasından, sürekli aldatıcı haberlerden, sürekli ekran peşindeler, akran zorbalığına maruz kalabiliyorlar ve çocuklarımıza lütfen bu konuda bir düzenleme alın." Ailelerimizin üzerinde çok büyük bir yük vardı. Olayı sadece aile boyutuna yüklersek gerçekten aileler bu konuda zor durumda kalabiliyor.
“15-18 yaş aralığına ayrıştırılmış içerik sunma zorunluluğu getiriyoruz” Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: Ehliyet alma, oy kullanma yaşı 18 fakat sosyal medyaya giriş yaşı 6. Çocuklarımız vahim içeriklerle karşılaşabiliyor. Bunun normal olduğunu söyleyemeyiz. pic. twitter. com/s4l O
Tier ZT
Çünkü kendi telefonunu çocuğuna vermek durumunda kalıyor. Tabii burada da ebeveynlere büyük bir yükümlülük düşüyor, onu da söylemek istiyorum. Ebeveynler tabii ki bu alanda çok net durabilmeli. Yani kendi hesaplarıyla beraber çocuklarının erişimini sağlarlarsa burada başarılı olamayız. Ama hem aileler, hem devlet olarak bizler, hem toplum olarak bu konuda bir bilinçlenme, bir farkındalıkla beraber çocuklarımıza daha güvenli bir dijital ortam sağlarsak gelecek nesillerimiz bizlere gerçekten teşekkür edecek. Biliyorsunuz ehliyet alma yaşı 18. Oy kullanma yaşı 18. Fakat şu anda internete, sosyal medyaya giriş yaşı 6.
Oyunlarla ilgili de bir düzenleme de var. Özellikle oyunlarda, oyun dağıtıcısı, oyun geliştirici ve oyun platformu tanımları yapıldı bu kanunumuzla beraber. Oyun platformları özellikle yaş derecelendirilmesini istiyoruz. Yani hangi oyun hangi yaş grubuna uygun bir şekilde derecelendirilmesini istiyoruz. Derecelendirilmemiş oyunlar otomatik olarak 18 yaş üstü olarak derecelendirilecek. Bir de 100 binden fazla kullanıcısı olursa Türkiye'de bir muhatap bulmak istiyoruz. Zararlı içerikler olduğu müddetçe de bizim bir muhatabımız olsun istiyoruz. Bunun da çok önemli bir gelişme olduğunu düşünüyorum.
"100 binden fazla kullanıcısı olan oyun platformlarının Türkiye'de temsilcisi olmalı" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: Oyun platformlarından yaş derecelendirmesi istiyoruz. Derecelendirilmemiş oyunlar otomatik olarak 18 yaş üstü olarak derecelendirilecek. pic. twitter. com/6Ir Au Tr4Tv
Aile ve Gençlik Fonu'na tabii çok yoğun bir ilgi var. Biz Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2025 Aile Yılı'nı ilan ettiğimizde Türkiye'nin yeraltı zenginlikleri biliyorsunuz bunlar. Gabar'da, Filyos'ta çıkan yeraltı zenginliklerinin yüzde 20'sini Aile ve Gençlik Fonu'na aktarıyor devletimiz. Bunun için de bir kanun düzenleme geçirmiştik. Ve bu kanunla beraber öncelikle deprem bölgesinde başlattığımız Aile ve Gençlik Fonu'nu 2025 yılında Aile Yılı'yla beraber bütün Türkiye'ye yaygınlaştırdık. 18-29 yaş arasındaki gençlerimize yönelik çok önemli bir destek sunduk. 18-25 yaş arasında da 250 bin lira olan bir destek, 26-29 yaş için de 200 bin liralık bir destek. Bununla beraber evlenmeden önce iki gün eğitim programına katılıyor çiftlerimiz, genç çiftlerimiz. Tabii burada bir gelir kriterimiz de var. Biz bu süreçte gelir kriterini esnettik. Ayrıca diğer yandan da ödeme sistemini de güncelledik. 48 ay içerisinde çocuk sahibi olan çiftlerimizin kredisini 12 ay erteleme kararı aldık.
OKUR YORUMLARI (0)
Yorum Yapın