Burada bir konuşma yapan Erdoğan, yapay zekâ çağında Türkiye’yi öncü ülkeler sınıfına taşımayı hedeflediklerini belirtti.

Eylem planının "Fark et, istifade et, üret ve yönet" olmak üzere 4 temel eksen ve her eksende birbirini tamamlayan 4 eylem üzerine inşa edildiğini açıklayan Erdoğan, Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda dijital üretimin yüzyılı yapma kararlılığında olduklarını vurguladı.

Yapay zekânın ihtiva ettiği fırsat ve riskleri millete aktararak toplumun her kesiminde bilinç ve temel yetkinlikleri artıracaklarını belirten Erdoğan, ulusal yapay zekâ okuryazarlığı programını başlatacaklarını duyurdu. Bu kapsamda, 81 ilde hayata geçirilecek atölyelerle 2 yılda 5 milyon vatandaşa eğitim verileceğini, 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirileceğini aktardı.

Veriye erişimi kolaylaştırarak araştırmacıların, girişimcilerin ve kamu kurumlarının veriyi değere dönüştürme sürecini hızlandıracaklarını ifade eden Erdoğan; sağlık, tarım, savunma ve elektronik ticaret başta olmak üzere en az 2 bin kamu veri setini ulusal veri kütüphanesi üzerinden erişime açacaklarını kaydetti. Ayrıca, kullanıcıların haklarını koruyan, yatırımcılara öngörülebilirlik sağlayan ve orantılı risk yaklaşımına dayanan düzenleyici bir çerçeve oluşturulacağını, böylece vatandaşların mahremiyet ve emniyetinin güvence altına alınacağını bildirdi.

Yapay zekânın kamudan sanayiye, eğitimden sağlığa, tarımdan güvenliğe kadar hayatın farklı alanlarında somut faydaya dönüştürüleceğini vurgulayan Erdoğan, veri merkezlerinin uluslararası standartlara uygunluğunu ve enerji verimliliğini teminat altına alacak hukuki düzenlemeyi hayata geçireceklerini söyledi. Erdoğan, 2030 yılına kadar ülkenin veri merkezi kurulu gücünü en az 1 gigavata çıkaracaklarını belirtti.

Elektronik devleti, vatandaşların yapay zekâ destekli kamu hizmetlerini doğrudan deneyimleyeceği bir dönüşüm alanı olarak ele alacaklarını ifade eden Erdoğan, kamu yatırım programlarından yapay zekâ projelerine en az yüzde 2 pay ayrılacağını duyurdu. Kamu sektörünün, yerli yapay zekâ çözümlerinin ilk alıcısı ve en güçlü referansı olacağını kaydeden Erdoğan; sağlık, enerji ve akıllı üretim başta olmak üzere öncelikli alanlardaki KOBİ'lere "yapay zekâ kuponları" ile erişilebilir teknoloji desteği sağlanacağını açıkladı.

Vatandaşların yapay zekâ ile değer üretmesini sağlayacak yerli modellerin geliştirileceğini kaydeden Erdoğan, yatırımcılar için enerjisi ve altyapısı hazır kampüsler, KOBİ ve araştırmacılar için ise hızlı prototip imkanı sunan yapay zekâ büyüme bölgeleri kurulacağını açıkladı. Araştırmaların "Ulusal Yapay Zekâ Araştırma Fonu", girişimlerin ise "Yapay Zekâ Büyüme Fonu" ile destekleneceğini belirten Erdoğan, Türkçe Büyük Dil Modeli çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı.

TÜBİTAK'ın geliştirme çalışmaları süren yerli dil modeli "Bilge"nin bu yolda önemli bir gösterge olduğunu ifade eden Erdoğan; T3 Vakfı ve Baykar işbirliğiyle geliştirilen model, HAVELSAN'ın "MAIN" platformundaki 9 milyar parametreli modeli ile Turkcell ve diğer mobil şirketlerin veri odaklı çalışmalarının önemine değindi. Erdoğan, imalat sanayisinde robotik teknoloji kabiliyetlerinin de derinleştirileceğini ekledi.

Egemen yapay zekâ kapasitesini güvence altına almak için veri merkezi, bulut ve yapay zekâ altyapılarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör ağırlıklı kaynağı harekete geçireceklerini bildiren Erdoğan, uluslararası girişimcilere tek pencereden en çok 30 iş gününde yol haritası sunularak koordineli bir yatırım ortamı sağlanacağını söyledi. İstanbul'u yatırım diplomasisi şehri ve yapay zekâ vitrini yapacaklarını, Terminal İstanbul'u ise küresel yatırımcıların buluşma zemini olarak kullanacaklarını kaydetti.

OECD, G20 ve Birleşmiş Milletler gibi platformlarda insan merkezli yapay zekâ standartlarının belirlenmesinde etkin rol üstleneceklerini belirten Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı ile Oğuz, Kıpçak ve Karluk dillerini kapsayan ortak bir "Türk Dilleri Büyük Dil Modeli" geliştirileceğini açıkladı. Erdoğan, yenilikçi çözümlerin test edilmesi için en az 5 öncelikli sektörde düzenleyici deney alanları kurulacağını sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

Sevgili İstanbullular, kurumlarımızın ve sivil toplum kuruluşlarımızın kıymetli yöneticileri, değerli bilim insanlarımız, sanayici ve girişimcilerimiz, sevgili genç kardeşlerim; hepinizi en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.

Denizcilik tarihimizde çok önemli bir yer tutan, Sultan Fatih'in temellerini attığı Tersane-i Amire'de Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi münasebetiyle sizlerle bir aradayız. Sözlerimin hemen başında, zirvemizi teşrif eden misafirlerimize tek tek şükranlarımı sunuyor; hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlerin vasıtasıyla cihanın incisi İstanbul'umuzun 39 ilçesinde, Türkiye'nin 81 ilinde yaşayan tüm vatandaşlarımıza buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi'nin ülkemiz, milletimiz ve sektörlerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızı, programa katkı sunan herkesi tebrik ediyorum. Zirve kapsamında icra edilen panel ve etkinliklerin, burada yapılacak değerlendirmelerin hepimiz için ufuk açıcı olmasını temenni ediyorum.

Birazdan, 2026-2030 dönemini kapsayan ve bu alanda kritik bir yol haritası olan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planımızı sizlerle ve milletimizle paylaşacağız. Türkiye'yi yapay zekâ teknolojilerinde lider ülkeler sınıfına taşıyacak yeni eylem planımızın şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.

Dünyanın ve insanlığın yeni bir döneme girdiği tarihi günlerden geçiyoruz. Bu dönemdeki değişim geçmişe nazaran son derece hızlı ve eskilerin deyimiyle sarî seyrediyor. Diplomasiden ticarete, enerjiden ulaşıma, tarımdan güvenliğe değişimin etkileri hemen her alana nüfuz ediyor. Yeni bir düzen kurulurken eski nizam ciddi bir sarsıntı yaşıyor. Kimileri bu süreci tarihi bir fırsat olarak görürken, bazıları da bu dönüşümü aşılması gereken bir kriz olarak değerlendiriyor.

Öte yandan yapay zekâ ve yeni dijital teknolojilerin hakikat ötesi olarak adlandırılan bu çağda, olgularla birlikte algıları da dönüştürdüğüne, yeni gerçekliğin temel dinamiği haline geldiğine şahit oluyoruz. Şu bir gerçek ki, günümüzde bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Dezenformasyon gibi bilgi düzensizlikleri de aynı ölçüde yaygınlaştı. Veriye artık saniyeler içinde ulaşılabiliyor.

Veri işleme ve veri analizi tarzı süreçleri kolaylıkla yönetebiliyoruz. Fakat veri emniyeti ve siber güvenlikte oluşacak en küçük zafiyetin hangi ölümcül sonuçlara yol açtığını da çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalarda sık sık görüyoruz. Siyasi, askeri, iktisadi gücün dijital egemenlikten bağımsız ele alınamayacağını, dijital kapasitenin caydırıcı bir kuvvet çarpanı olduğunu artık hepimiz çok iyi biliyoruz.

Şunu bugün büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim: Türkiye, teknolojideki bu dönüşümü en erken fark eden, tedbir, politika ve uygulamalarını buna göre şekillendiren nadir ülkelerden biridir. İşte az önce hepimiz izledik. Büyük matematikçimiz, Ordinaryus Profesör Cahit Arf, bundan tam 67 yıl önce Erzurum'da verdiği bir konferansta şu soruyu sormuştu: "Makine düşünebilir mi ve nasıl düşünebilir?" Cahit Arf, aynı konferansta bu sorunun cevabını ararken dinleyicilere şunu söylemişti: "Hadiseler veya tertiplerin anlaşılması işi, bir merdiveni çıkmaya benzetilebilir. Bir basamağa çıkmak kolay bir iştir. Fakat bin basamağın çıkılması işi bir hayli ter dökmeye bağlıdır."

Bilim ve teknolojiye asırlar boyunca çok önemli katkılar yapmış bir millet olarak, o basamakları tek tek çıkmaya bugün de devam ediyoruz. Üniversitelerimiz, araştırma merkezlerimiz, bilim ve teknoloji üslerimiz dünyada çığır açan ve ses getiren işlere imza atıyor. Genç mühendislerimiz, yazılımcılarımız, teknisyenlerimiz yüksek teknoloji gerektiren her alanda yepyeni başarılar elde ediyor. Önceden dışa bağımlı olduğumuz teknolojileri artık kendimiz üretiyoruz. Ar-Ge'den seri imalata tüm aşamaları kendi öz kaynaklarımızla şekillendiriyoruz. En önemlisi, Milli Teknoloji Hamlemizi Türkiye Yüzyılı'nın baş tacı yapacak Teknofest kuşağı azmiyle, maharetiyle, projeleriyle bugünü ve geleceği nakış nakış işlemeye devam ediyor. Bu vesileyle teknolojide yazdığımız bu başarı hikayesinde payı olan tüm kurumlarımıza, firmalarımıza ve sivil toplum kuruluşlarımıza teşekkür ediyor; genç kardeşlerimin her birine çalışmalarında başarılar diliyorum.