Haberlerimizi Google’da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Yalova 1.

Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya hakkında tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açılan tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter ve maktulün oğlu Tuğberk Yağız Hamza Gülter katıldı.

AĞLAYARAK SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da duruşmada hazır bulundu. Duruşmada, zaman zaman ağladığı görülen sanık Tuğyan Ülkem Gülter, suçlamayı kabul etmediğini söyledi. Duruşmada savunmasını yapan Gülter, yaklaşık 10 aydır zor bir süreç geçirdiğini belirterek, Her şeyim paylaşılıyor.

Bundan çok rahatsızım dedi. Olay günü Sultan Nur Ulu ile birlikte dışarı çıktıklarını anlatan Gülter, yeni çocuk için bakıcı aradıklarını, daha sonra annesinin bakıcı bulduğunu söylediğini ifade etti.

Gülter, merkezde bakıcıyla görüşmelerinin ardından Sultan ile Yalova’daki evlerine döndüklerini anlattı. Evde annesiyle günlük yaptıkları şeyleri konuştuklarını belirten Gülter, dışarı çıkmak istediğini ancak annesinin istemediğini söyledi.

Daha sonra yemek siparişi verdiklerini ve film izlemeye başladıklarını anlatan Gülter, Şarap açtı annem dedi. Gülter, bir süre sonra telefonuyla başka bir odaya geçtiğini ve annesinin buna tepki gösterdiğini belirterek, Telefonla konuşuyorsun, bölüyorsun filmi diye kızdı.

Gırgır şamata yaptık, eğleniyorduk ifadelerini kullandı. Daha sonra Sultan Nur Ulu ile odalarına geçtiklerini söyleyen Gülter, saçını açıp oynamaya devam ettiklerini, bu sırada Kervan Eminoğlu ve Çiğdem abla ile telefonla konuştuğunu anlattı.

BENİM ARKAM DÖNÜKKEN ANNEM DÜŞTÜ

Gülter, annesinin odaya girdiğini ve kendileriyle oynadığını belirterek, olay anını ise şöyle anlattı; Annem içeri girdiğinde oynuyorduk. Bizimle de oynadı. Daha sonra sırtım dönükken ‘ban’ diye ses duydum.

Arkama baktım annem düşmüştü. Sultan’a ‘koş’ dedim, birlikte indik. Ben arkam dönükken annem düştü. Bir şey temas ettiğini görmedim.

ANNEM ALKOL ALDI

Olay gecesi annesinin alkol aldığını da belirten Gülter, Olay günü annem alkol aldı. Zeminde odamızda herhangi bir ıslaklık hissetmedim dedi. Gülter, olay sırasında Sultan Nur Ulu’nun aynaya baktığını da ifade etti.

ALEYHİME OLAN BEYANLARI KABUL ETMİYORUM

Savunmasında Kervan Eminoğlu ile ilişkisine de değinen Gülter, 2024 yılından beri ilişkilerinin bulunduğunu ve annesiyle en ufak tartışması olduğunda dahi Eminoğlu’na mesaj attığını söyledi.

Gülter, Eminoğlu'na gönderdiği bazı mesajlarla ilgili ise Mesajları bir anlık sinirle attım. Dilimizin kemiği yoktu dedi. Hakkındaki suçlamaları ve aleyhindeki beyanları kabul etmediğini belirten Gülter, Sultan Nur Ulu’nun kendisi hakkında baskı altında beyanda bulunduğunu öne sürerek, Sultan’ı baskı altındaydı, o yüzden bu beyanda bulunmuştur.

Ben de karakolda çok baskı gördüm ifadelerini kullandı. Gül Tut'un ölümüyle ilgili yalan tanıklık suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis istemiyle ayrı dava açılan Sultan Nur Ulu da duruşmada tanık olarak dinlenecek.

SULTAN'A BASKI YAPTIĞIM İDDİALARINI KABUL ETMİYORUM

Gülter, Sultan'a baskı yaptığı yönündeki iddiaları kabul etmediğini söyledi. Duruşmada Gülter'e yönelik öne sürülen ses kaydının ardından avukatlar arasında tartışma yaşanırken, Gülter'in avukatı Merve Uçanok, kaydın yasa dışı delil olduğunu savundu.

Tartışmanın ardından duruşmaya ara verildi. Gülter, kendisi hakkında kaçma ihtimali bulunduğu yönündeki iddialara ilişkin, Benim pasaport başvurum yok. O yüzden kaçma gibi bir durumum olmaz dedi.

Tutuklanacağı yönünde kendisine baskı yapıldığına ilişkin de konuşan Gülter, annesiyle ve çevresindeki kişilerle yaşanan bazı olaylara ilişkin açıklamalarda bulundu. Annesinin, Kervan ile resmi nikahlı olması nedeniyle ikinci bir çocuk sahibi olmasını istemediğini belirten Gülter, Annem kızına bir ev al, garantisi olsun dedim.

Kervan yanlış anladı, bunu benden annem istedi ifadelerini kullandı. Gülter, Sultan'a baskı yaptığı yönündeki iddiaları da reddederek, Sultan'a baskı yaptığım iddialarını kabul etmiyorum dedi.

Annesi ile Çiğdem arasında yaklaşık bir yıldır tartışmalar yaşandığını ancak görüşmeye devam ettiklerini belirten Gülter, Aracı beni tutuyorlardı dedi. Duruşmada annesinin alkol kullanımıyla ilgili de konuşan Gülter, Annem çok alkol içerdi, dengesini kaybederdi ifadelerini kullandı.

Annesinin daha önce birden fazla kez düştüğünü, kendisinin de hastaneye götürdüğünü belirten Gülter, alkol nedeniyle müdahale edilmediğini söyledi.'KOŞ' DEDİKTEN SONRASINI HATIRLAMIYORUM.

Gülter, olay gecesine ilişkin sorular üzerine ise Koş dedikten sonrasını hatırlamıyorum dedi. Eski erkek arkadaşı Gökhan ile ilgili de konuşan Gülter, Gökhan eski erkek arkadaşımdı.

Benden sonra Sultan ile birlikte olmuş ifadelerini kullandı. Duruşmada ayrıca Sultan'ın evinde telefonun sıfırlanıp sıfırlanmadığı da sorulan Gülter, Irak'tan geldi, telefon sıfırlanmadı.

Bana kimse talepte bulunmadı. Sultan'ın da sıfırlandığını bilmiyorum yanıtını verdi.

SES KAYDI TARTIŞMASI YAŞANDI

Duruşmada Tuğyan Ülkem Gülter'e yönelik öne sürülen bir ses kaydı da gündeme geldi. Gülter'e kayıtta yer aldığı belirtilen Artık dayanamıyorum, itiraf edeceğim şeklindeki sözler soruldu.

Bunun üzerine Gülter'in avukatı Merve Uçanok, söz konusu ses kaydının yasa dışı elde edilmiş bir delil olduğunu ve görüntü bulunmadığını öne sürdü. Konu üzerinden mahkeme salonunda avukatlar arasında tartışma yaşandı.

Yaşanan tartışmanın ardından mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi.

SALONDAKİ KAMERANIN FİŞİ TELEFON ŞARJ ETTİĞİMİZ İÇİN ÇEKİKTİ

Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin davanın ilk duruşmasına, aranın ardından avukatların sorularıyla devam edildi. Olayın ardından sakinleştiricinin etkisinde olduğu için ilk ifadesinde; ne söylediğini hatırlamadığını savunan tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter, ev içindeki bazı kameraların kapalı olduğunun sorulması üzerine, Mutfağın oradaki kameranın takılı olduğu fiş çaycı makinesinin takılı olmasından kaynaklı olarak çekiliydi.

Salondaki kameranın fişi de sürekli telefon şarj ediyorduk. O nedenle fişi çekiliydi diye yanıt verdi.

ANNEMLE ARAMIZDA BÜYÜK BİR PROBLEM YOKTU

Annesi ile arasında, her kız çocuğuyla annesi arasındaki problemlerin olduğunu söyleyen Gülter, Annemle aramızda sorun yoktu. Her anne ile kız arasında olan sorunlardan vardı. Büyük bir problemimiz yoktu dedi.

ANNEMİN DİJİTAL MERAKI VARDI‎Annesinin odasının kapısının neden şifreli olduğunun sorulması üzerine, Annemin tamamen dijital eşyalara merakı vardı. Hatta kameraları da onun için taktırmıştı diyen Gülter, güvenlik kamerası görüntülerine de yansıyan, olayın ardından neden tekrar yukarı çıktığı yönündeki soruya ise O an kendimde değildim.

Ben cezaevinde, kadın programlarında gördüm. Hatta olaydan sonra bir polis, iyi olup olmadığımı sorduktan sonra beraber yukarı çıkmıştık. Hatırladım diye yanıt verdi.7 YILDIR YASAKLI MADDE KULLANMIYORUM.

Olay sırasında alkollü olmadığını ve yasaklı madde kullanmadığını da söyleyen Tuğyan Ülkem Gülter, Daha önce yasaklı madde kullanıyordum ama 7 yıldır kullanmıyorum dedi.

GÜLLÜ'NÜN OĞLU: OLAYA KARIŞAN HERKESTEN ŞİKAYETÇİYİM

Şarkıcının oğlu Tuğberk Yağız Gülter ise annesinin ölümüyle ilgisi olan herkesten şikayetçi olduğunu belirterek şunları söyledi:‎Olayın olduğu gün Kartal’daki evimdeydim. Ablam aradı, çığlıkla 'Annem düştü' dedi.

Hemen yola çıktım, hastaneye gittim. Bir polis kameralara ulaşıp, ulaşamadığımı sordu. Ulaşabildiğimi söyledim ve uygulamayı açıp, polise verdim. Ardından hastaneye girdim ve ablamla karşılaştık.

Çığlık atarak ağlamaya başladı. Ben olaya karışan herkesten şikayetçiyim.

GÜLLÜ'NÜN ABLASI: BELKİ SANIK KOLTUĞUNDA BEN OLACAKTIM

Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin davanın duruşmasında söz verilen ablası Kader Tut, kardeşinin ölümünden sorumlu olan kişilerin en ağır cezaya çarptırılmasını istedi. Kardeşiyle ara sıra tartışıp küstüklerini söyleyen Kader Tut, yeğeni Tuğyan Ülkem Gülter’in suçu üzerine atmak için kendisiyle ilgili plan yaptığını iddia ederek, şöyle konuştu:‎Çok elim bir olay yaşandı.

Aradan 1 yıl geçti, acısı hala devam ediyor. Kim ya da kimler yaptıysa, en ağır cezaya çarptırılmasını istiyorum. ‎Olaydan kısa süre önce Gül ile dargındık. Ara sıra tartışır, küserdik.

Tuğyan aradı, ilk defa barışmamız için yalvardı. Hatta Karmen'in doğum günü olduğunu Çınarcık’a gelmemi istedi. Çok ısrar edince geldim ama doğum günü hazırlığı yoktu. Yalandan doğum günü partisi yaptık.

Akşamına Gül ile alkol aldık. Ben sigara elimde lavaboya giderken kül halıya düştü. Tuğyan hemen annesine söyledi, hatta küllüğü de koltuğa döktüğümü söyledi. Gül de haklı olarak bana kızdı, kavga ettik.

Ben ayrıldım ve Antalya'ya evime gittim. Benim ayrılışım Tuğyan'ın planını bozdu. Oradan ayrılmasaydım belki sanık koltuğunda ben olacaktım. Suçu bana atacaktı. Ben Gül ile bir küser, bir barışırdım.

Tartışırdık, sonra beni arardı ya da Antalya'da programı olduğu zaman, 'Lütfen konsere gel' der, barışırdık. Tuğyan çok şirret, sorunlu bir çocuktu. Hiç iyi bir evlat olmadı. ‘TUĞYAN, ‘SONRA ÖLDÜRECEĞİM’ DEMİŞTİ’Duruşmaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan Tuğyan Ülkem Gülter’in arkadaşı tanık Çağrı Kutlu, “Olaydan önceki mayıs ayında Tuğyan ile Armutlu sahilde oturduk.

Tuğyan bana 'annemin Tuğberk ile araları çok iyi. Ben de iyi geçineceğim. Sonra öldüreceğim' dedi” diye konuştu.‘TUĞYAN İYİ ROL YAPAR’Mahkemeye yine SEGBİS ile bağlanan Tuğyan’ın eski sevgili Kervan Eminoğlu ise “Ben o gece orada değildim. 2025 yılı mayıs ayında İstanbul'a taşındım.

Tuğyan'la o zaman ayrıldık. Tuğyan ile Güllü aralarında sürekli sorun oluyordu. Bir küsüyorlardı, bir barışıyorlardı. Öldürmeyi gerektirecek bir sorun yaşamadılar. Bir ara Çağrı Bey diye biri ile konuştu. 'Bu kim?' diye sordum.

Bana 'Annemin eski arkadaşı, şimdi intikam almak istiyor. Bu yüzden konuşuyorum' dedi. Ben 'Annenin husumetlisiyle konuşman iyi değil' diye uyardım. Bu olaydan bir kaç gün sonra Tuğyan beni aradı ve Çağrı ile annesinin barıştığını söyledi” diye konuştu.‎Önceki ifadesinde Tuğyanın çok merhametli olduğu karıncayı bile incitemeyeceği yönündeki sözlerinin sorul’ması üzerine Kervan Eminoğlu, Tuğyan iyi rol yapar.

İster merhametli gözükür, isterse birden ağlamaya başlar dedi.

SULTAN NUR ULU'DAN DİKKAT ÇEKEN İFADELER: BEN YANARSAM SENİ DE YAKARIM DEDİ

Duruşmada tanık olarak dinlenen Sultan Nur Ulu, olay sırasında odada eğlendiklerini, daha sonra Tuğyan Ülkem Gülter'in içeri gelerek Roman havası oynadığını söyledi. Ulu, aynaya baktığı sırada Tuğyan Ülkem Gülter'in Güllü Tut'u bacaklarından tutup yüzü cama dönük şekilde pencereden attığını gördüğünü ifade etti.

Tuğyan'ın daha sonra yatağın üzerinden telefonu aldığını belirten Ulu, ardından onunla birlikte aşağı indiğini söyledi. Ulu, Tuğyan'ın kendisine zarar vermesinden korktuğunu belirterek, Cenaze günü ‘Ben yanarsam seni de yakarım' dedi ifadelerini kullandı.

GERÇEĞİ SÖYLEMEDİĞİM İÇİN TAVIR GİBİ GÖRÜNMEMESİ İÇİN SARILDIM

Olay sonrasında Tuğyan ile arasındaki ilişkiye de değinen Sultan Nur Ulu, Tuğyan'a olaydan sonra darılmamla ilgili doğruyu söylemediğim için bir tavır gibi olmadığı görülmesin diye sarıldım dedi.

Ulu, olayın ardından ilk günlerde Tuğyan'ın yanından ayrılmak istemediğini belirterek, İlk günlerde Tuğyan yanımdan ayrılmak istemedi ifadelerini kullandı. Sultan Nur Ulu, söz konusu dönemde yaşadıklarını avukatına anlattığını ancak avukatının can güvenliği için bunları söylememesi gerektiğini belirttiğini ifade etti.

Ulu, daha sonraki avukat görüşmelerinde gerçekleri anlatmak istediğini söylediğini ve gözaltına alındıktan sonra bildiklerini anlattığını kaydetti.

DAHA ÖNCE BANA BÖYLE BİR ŞEY YAPACAĞINI SÖYLEMEDİ

Tuğyan'ın daha önce kendisine böyle bir şey yapacağını söylemediğini belirten Ulu, anne-kız arasında yalnızca bazı küçük tartışmalara şahit olduğunu söyledi. Olay gecesinde çalınan Malakata isimli şarkıya da değinen Ulu, şarkıyı kendisinin açtığını belirterek, Tuğyan istemişti.

Malakata açacağını söyledi, ondan sonra açtım. Ben bunu talep olarak anlamıştım dedi. Güllü'nün ölümüyle ilgili davada duruşma, tarafların ve tanıkların beyanlarının alınmasıyla devam ediyor.  ‘GÖZ GÖZE GELDİK VE YAŞADIĞINI DÜŞÜNDÜM’Verilen aranın ardından duruşmaya devam edildi.

Güllü’nün eski menajeri ve asistanı Çiğdem Emir Deniz, tanık olarak dinlendi. Deniz ifadesinde, “Olay günü çığlık sesi duydum ve kapım çaldı. Sesi duyunca kapıya zaten yönelmiştim.

Sultan ve Tuğyan bağırarak aşağı iniyordu. Ben indiğimde olay gerçekleşmişti. Aşağıda önce Gül hanımın yerde yattığını gördüm ve nefes alıp almadığına baktım. O an gözleri açılmıştı.

Göz göze geldik. Yaşadığını düşündüm. Telefonum yoktu. Sultanın elinde telefon görünce telefonunu alıp sağlık ekiplerini aradım. Nişantaşı'na ses analizleri için gideceğim gün aracı Tuğyan kullanıyordu.

Sultan da vardı. Kaçma planlarıyla ilgili ses kayıtlarını tartışıyorlardı. Sultan, 'ben senin arkanı toplamak zorunda mıyım' dedi. Bende ne demek istediğini sorduğumda 'abla gerekli gereksiz her şeyi anlatıyor' dedi.‘KELEBEĞE ‘HADİ GÖRÜŞÜRÜZ’ DEMİŞTİR DİYE DÜŞÜNDÜM’Tuğyan’ın avukatı Merve Uçanok’un “Güllü hanımın kendisine yakın olan penceresinden bir şey verir miydiniz?

Sorusuna cevap veren Deniz ise Hayır arada demir parmaklık var” diye cevap verdi. Olayın gerçekleşme biçiminde ilk başlarda daha farklı düşündüğünü söyleyen Çiğdem Emir Deniz, “Ben olay örgüsünü şöyle düşünmüştüm.

Kelebek gördüyse ona ‘hadi görüşürüz’ diyerek atmıştır diye düşündüm. Öyle esprili bir yanı vardı” ifadelerini kullandı.‘SULTAN’IN BASKI ALTINDA İFADE VERDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM’Duruşmada söz alan Cumhuriyet Savcısı Şarkıcı Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in üzerine atılı ‘Üst soya karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Ardından Sanık Tuğyan Ülkem Gülter son savunmasını yaptı. Sultan'ın baskı üzerine bu şekilde ifade verdiğini düşünüyorum. Kardeşim Tuğberk'in annemle benim gibi kavgaları olmuştur.

Annemle bir kavgalarında annem KADES'e de basmıştır. Ama sonra barışmışlardır. Kardeşim de benim gibi gerçeğin ortaya çıkmasını istiyor. Cezaevinde geçirdiğim süreyle alakalı 10 aydır zor bir süreç geçirdim.

Bana kötü gözlerle bakılıyor. Ben 10 aydır defalarca asıldım, hüküm giydim. Her gün linç edildim. Özel hayatım, aile hayatım her gün boy boy paylaşılmaya devam edildi. Beni en çok yaralayan şey annemin acısını yaşayamam ve sonrasında kızımı görememem.

Benim vicdanımda sakladığım bir suç yok. İsterlerse beni suçlasınlar. Ben yapmadığım bir şey için suçlanıyorum. Vicdanım temiz. Gerçeği bir ben bir Allah biliyor” dedi.

SAVCI, ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINI SUNDU

Mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını ve tutukluluğunun devamına karar verilmesini istedi.

Söz verilen Gülter, tanık beyanlarına karşı hazırladığı yazılı metni okudu. Kendisini en çok yaralayan şeyin annesinin acısını yaşayamamak ve evladından ayrı kalmak olduğunu belirten sanık Gülter, Gerçeği bir Allah, bir ben, bir de annem biliyor.

diye konuştu. Avukatların mütalaaya karşı süre talebini kabul eden mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 9 Ekim'e erteledi. OLAY HAKKINDA Gül Tut, 26 Eylül 2025'te Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi'ndeki 6 katlı binanın teras katındaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmişti.

Olayın ardından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında Gül Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile olay sırasında aynı odada bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu'nun yanı sıra Ulu'nun babası Arif Ulu ve 2 kişi gözaltına alınmıştı.

Gülter tutuklanmış, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı verilmiş, diğer 3 kişi ise savcılıktaki işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı. Tut'un ölümüyle ilgili Gülter'in eski nişanlısı Kervan E.

de kasten öldürmeye azmettirme suçlamasıyla gözaltına alınmış, Yalova Adliyesindeki işlemlerinin ardından hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve imza atma şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmıştı.

Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, Tuğyan Ülkem Gülter'in tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

Sultan Nur Ulu hakkında ise yalan tanıklık suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılması talebiyle ayrı bir dava açılmıştı.

İDDİANAMEDEN

İddianamede, maktul Tut'un 26 Eylül 2025'te saat 01.26'da Çınarcık ilçesindeki evinde, kızı Gülter'e ait odanın penceresinden 18,17 metre yükseklikten beton zemine düşerek hayatını kaybettiği belirtilmişti.

Olay anına ilişkin kamera ses kayıtlarının İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendiği, bilirkişi raporunda düşmeden hemen önce genç bir kadının Hadi görüşüürüüüz dediğinin değerlendirildiği kaydedilen iddianamede, söz konusu sesin sanık Gülter'e ait olduğu kanaatine varıldığı belirtilmişti.

İddianamede, şüphelinin bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından iki eliyle kavradığı, ayaklarını yerden keserek pencereden aşağı attığı ileri sürülmüştü. Olay sırasında odada bulunan Sultan Nur Ulu'nun soruşturmanın ilk aşamalarında Gül Tut'un alkollü olduğunu ve pencereden düştüğünü söylediği ancak daha sonra verdiği ifadede olayın farklı şekilde gerçekleştiğini anlattığı hatırlatılan iddianamede, Ulu'nun ifadesinde Tut'un yüzünün pencereye dönük halde bulunduğu sırada Gülter'in annesini kalça altından iki eliyle kavradığını, ayaklarını yerden keserek aşağı attığını söylediği kaydedilmişti.

Tanığın avukatıyla yaptığı kayda alınmış telefon görüşmesinde ise Tuğyan'ın yaptığı şeylerin bedelini ödemek istemediğini ve savcılığa giderek gerçekleri anlatacağını söylediği tespitine yer verilen iddianamede savcılık, bu ses kaydının tanığın sonradan verdiği ifadesini desteklediğini değerlendirmişti.

Gülter ve Ulu'nun olaydan sonra İstanbul'da kaldıkları bir otelde, yurt dışına nasıl çıkabilecekleri konusunda bir kişiyle telefon görüşmesi yaptıkları, görüşmede Ulu'ya, Gülter tarafından tehdit edilip edilmediğinin sorulduğu, Gülter'in ise araya girerek Tabii ki ediyorum, bir gün beni yalnız bırakırsa hakkımı helal etmem.

dediği belirtilmişti. İddianamede, şüphelinin olayın ardından telefon değiştirdiği, cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğü ve bazı mesajların silinmesini istediği destekleyici deliller arasında gösterilmişti.

Cumhuriyet savcısı iddianamede, mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışlara dayanarak tutuklu Gülter'in tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etmişti.