Meclis'te yeni dönem başlarken fon soruşturması ve dış politika masaya yatırıldı
TBMM'nin yeni yasama yılı açılışında CNN Türk yayınında gündemi değerlendiren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Grup Başkanı Abdullah Güler, Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri ve Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay; fon soruşturmasından dijital telife, sanal medya düzenlemelerinden Mekke Anlaşması ve S-400 sürecine kadar birçok önemli konuda net açıklamalarda bulundu.
Haberlerimizi Google’da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Yeni yasama yılının ilk gününde CNN Türk yayınına katılan AK Parti'li isimler fon soruşturmasından dijital telife, af tartışmalarından S-400 ve Mekke Anlaşması'na kadar kritik başlıklarda net mesajlar verdi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman şunları söyledi: Millet Meclisi'nin yeni yasama yılı hepimize hayırlı uğurlu olsun. İnşallah Türkiye Büyük Millet Meclisi yeni yasama döneminde de milletimizle beraber çalışmalarına devam edecek.
Milletin gündemini takip ederek çözme yolunda önemli adımlar atacaktır.
Cumhurbaşkanımız İl Başkanları Toplantısı'nda aslında gereken her şeyi söyledi. Dolayısıyla AK Parti olarak biz bu meseledeki duruşumuz nettir. Burada milletin değerlerinin dışında hareket eden ve milletin malına el uzatan kimse, bununla ilgili gereken yapılacaktır.
Cumhurbaşkanımızın tavrı nettir. Partimizin karar organlarının duruşu nettir. Dolayısıyla burada mağduriyetlerin önlenmesi için hemen gerekli adımlar atılmaya başlanmıştır.
Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz Bey'in başkanlığında oluşturulan komisyon çalışmalarına başlamıştır. Ve dediğim gibi, yani bu cümleden sonra aslında fazla bir söze gerek yok.
Ucu nereye varırsa, ucu nereye varacaksa varsın, AK Parti bu meselenin üzerine gidecektir. Kol kırılır, yen içinde kalır anlayışı asla işlemeyecektir ve burada AK Partimiz gereken her türlü adımı atacak.
Milletimiz müsterih olsun. Asla onların inancını, güvenini, onların AK Parti'ye olan güvenini asla sarsmayacağız. Cumhurbaşkanımız sarstırmayacak ve dolayısıyla biz bunu AK Parti'nin ikinci 25 yılı için bir fırsata dönüştürmek ve AK Parti'nin yeni döneme daha zinde, daha duru bir biçimde ilerlemesi için her türlü adımları atacağız.
Bir işin yasal boyutu, hukuksal boyutu var. Bununla ilgili zaten devletin kurumları çalışmaya başladı. Devlet Denetleme Kurulu çalışmaya başladı. Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında ekonomi bürokrasisi çalışmaya başladı ve bundan sonraki hangi adımların atılacağı zaten değerlendiriliyor.
Ama en önemli konu bunun siyasal ve toplumsal adımları. Dediğim gibi AK Parti'nin duruşu nettir. Cumhurbaşkanımızın duruşu nettir. Kol kırılır, yen içinde kalır anlayışını asla kabul etmiyoruz.
Araştırma komisyonu kurulur mu? Araştırma Komisyonu, Türkiye Büyük Millet Meclisi bir açılsın, bakılabilir, değerlendirilebilir. Ama bununla ilgili, yani bir komisyon kurulması ya da gerek yoktur, bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Şu anda biz afaki konuşuyoruz. Önemli olan burada siyasi irade ve kararlılık meselesidir. Her meselede bu böyledir. AK Parti burada Cumhur İttifakı olarak, hükümet olarak siyasi irade ve kararlılığı nettir.
Ucu nereye varacaksa varacaktır ve bu meselede milletin malına el uzatanlar, milletin değerleriyle ters düşenlerle ilgili partimiz gerekeni yapacaktır. Her bu mesele konuşulduğunda benim klasik bir cümlem vardı.
Telif meselesi bir milli güvenlik meselesine dönüşmüştür. Dijitalleşme konusu bir ulusal güvenlik sorunu haline dönüşmüştür. Ve bu noktada çok net bir biçimde şunu ifade etmemiz gerekiyor.
Mutlaka yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Bir, algoritmaların şeffaflığı, algoritmaların mutlaka denetlenebilir olması, algoritmaların mutlaka adil bir biçimde, demokratik bir biçimde işlemesi çok çok önemlidir, değerlidir. “GERÇEK HABERCİLİĞİN ÖLDÜĞÜNE ŞAHİTLİK EDECEĞİZ.
Dolayısıyla burada şunu bir kez daha ifade etmek isterim. Dijital telif meselesinde adım atılmazsa gerçek medyanın, gerçek haberciliğin, objektif haberciliğin, doğru haberciliğin öldüğüne hep beraber şahitlik edeceğiz.
Bu aslında demokrasiler için en büyük tehdittir. Çünkü siz gerçek gazeteciliği yok ettiğinizde yerine dezenformasyon gazeteciliği alacaktır, etkileşim gazeteciliği alacaktır ve bu devlet-birey ilişkisini ve doğru haber alma anlayışını değiştirecektir.
Dolayısıyla burada bir taslak vardır, hazırlanmıştır. Bu taslağın mutlaka yasalaşması ve Türkiye'nin bu dijital telif sorununu çözmesi gerekiyor. Çünkü burada emek hırsızlığı vardır, burada gerçek haberciliğin ölümü vardır ve burada maalesef ama maalesef reklam gelirlerinin önemli ölçüde bazı başka mecralara aktarılması söz konusudur.
Dolayısıyla burada dediğim gibi bu sadece iktidarın değil, iktidarıyla muhalefetiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin en önemli gündem maddelerinden birincisidir ve bu noktada mutlaka gerekli adımların atılması gerekmektedir.
Ben de destekliyorum ve Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı olarak da hep bunu söyledim. Dijitalleşme meselesi bir milli güvenlik meselesidir. Sosyal medya boyutu ayrıdır. Dijital mecralar boyutu ayrıdır.
Habercilik boyutu ayrıdır. Ekonomi boyutu, eğitim boyutu ayrıdır. Artık hayat dijitalleşmiştir. Burada da bu konuya gerekli önemin verilmesi gerekmektedir. Yine sosyal medya konusunda da bir soru sormak isterim.
Şimdi günümüzde de artık dezenformasyonun, yanlış bilgilerin yayıldığı mecralardan biri haline de geldi. Çok hızlı yayılıyor yanlış bilgiler, yanlış haberler sosyal medyada. Sosyal medya kötülüklerin merkezi haline gelmiş durumdadır.
Burada ırkçılık, nefret suçları, İslamofobi, öbür taraftan kadına şiddet, çocuk istismarı, madde bağımlılığı, sanal bağımlılık, sanal kumar, yani aklınıza gelebilecek ne kadar kötülük varsa hepsi sosyal medyadadır.
Halbuki sosyal medya bir ifade hürriyeti bakımından çok önemli bir imkândı, bir seçenekti. Ama bugün geldiğimiz noktada bir pozitif hakkın istismar edildiğini ve negatif anlamda kullanıldığını görüyoruz.
Ben hep şunu söyledim, söylüyorum. Tik Tok, Almanya'da Türkiye'de yaptığı yayını yapsa ömür boyu kapatılır. Diğer taraftan diğer sosyal mecralar, yani Avrupa'da farklı bir yazılımla, Türkiye'de farklı bir yazılımla yayın yapıyorlar ve bir çifte standart uyguluyorlar.
Bunu kabul etmek doğru değildir. Dijital telif meselesinde de çifte standardı kabul etmiyoruz. Bireyin korunması, ailenin korunması, kamu düzeninin korunması, toplumsal düzenin korunması bakımından da çifte standart kabul etmiyoruz.
Yasal düzenlemeler önemlidir ama asıl önemli olan dijital mecraların kendi düzenlemelerini yapmalarıdır.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarihi adımlarını atmıştır. Komisyonun kurulması tarihseldir çünkü parlamentodaki tüm partilerin katılımıyla bu gerçekleşmiştir. Sadece bir parti katılmamıştır.
Katılım düzeyi yüzde 95'tir. İkincisi, bu komisyon bu meselede sözü olan herkesi dinlemiştir, derdi olan herkesi dinlemiştir ve çok ciddi bir literatür oluşturmuştur. Diğer taraftan raporun kabul edilmesi oy birliğiyle çok tarihidir, önemlidir.
Buna dikkat çekmek lazım. Diğer taraftan yine yasanın 467 kabul oyuyla benimsenmesi çok önemlidir ve tarihi bir imkân sunmuştur. Dolayısıyla yine İmralı Adası'na ziyaret çok önemlidir.
Son iki yılda şiddetin olmaması, silahların patlamaması, karakolların basılmaması, canlı bomba eylemlerinin yapılmaması çok önemlidir. Açık yüreklilikle ifade edelim. Temel gündem silahların bırakılması, mağaraların boşaltılması ve şiddetin artık son bulmasıdır.
Demokrasinin standartlarını hep beraber yükselteceğiz. Türkiye'nin konuşamayarak çözemeyeceği hiçbir meselesi yoktur. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin konuşamayarak halledemeyeceği hiçbir derdi yoktur. “ÖDEMELER HAZİNE’DEN YAPILMAYACAK”AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler: Yeni yasama yılının hayırlı olmasını diliyorum.
Fon krizi konusunda Cumhurbaşkanımızın tavrı ortada ve bu da milletimiz tarafından biliniyor. Şu anda bir kurul kuruldu. Bu çalışmalarına başladı. Kimin oğlu kimin kardeşi önemli değil hukuk gerekeni yapacak.
Fon mağduriyetleri giderilecek. Arama ödeme kararı çok önemli bir adım. Milletimiz müsterih olsun. Buradaki ödemeler Hazine’den ve devletin bütçesinden yapılmayacak buradaki fonlardan ve varlıklardan ödenecek.
Fatma Betil Sayan Kaya istifa etti, görevleri bitti önce soruşturulmalı.
Bizim asla af düzenlememiz yok, asla kısmı ad düzenlemesi yok. Geçmişte tahliye edilenlerin kısa süre içerisinde tekrar suç işlediği görülüyor. Böyle bir çalışmamız. Toplumsal güveni koruyacağız.
Koşullu salıverme şartlarında değişiklik olabilir. Burada mahkumun ıslah olma durumu çok önemli. Suç makinasına dönmüş kişiler başka bir kategoride, koşullu salıverme mahkumların gelişimini esas alınmalı.
Cezasızlık algısı kesinlikle oluşmamalıdır.
Yeni yargı paketinde; nafaka düzenlemesi olacak, boşanma ile ilgili bazı düzenlemeler olacak. Bunlar üzerinde çalışmalar devam ediyor. 13. Yargı Paketi ekim ayı içerisinde vereceğiz. “VATANDAŞLARIMIZIN ZARARI GİDERİLECEK”AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri: Fonda devlet mekanizması devrede.
Fon meselesinin tekrarlanması için çalışma yapılıyor. Bakanlıklar ve Fon Koordinasyon kurulu çalışıyor. Vatandaşlarımızın zararı giderilecek. Dijital konularda konuları tek elde toplamak için Siber Güvenlik Başkanlığı kuruldu ve gereken atamalar yapıldı.
Sosyal medya konusunda hazırlanan bir kanun var ve hazırlıkları devam ediyor.
Özgürlük alanları gözetilerek vatandaşlarımızın güvenliği de düşünülerek gereken adımlar atılacak. Bu uzun soluklu bir mücadeledir. Şu anda bunu mücadelesini gereken her alanda veriyoruz.
Sanal medyada 15 yaş sınırı yakında. Sanal medyada sınır yönetmeliği yakında yayınlanacak. Devletin dijitalleşmesi bize rahat bir harekat alnı sağlıyor. Saydam ve sorgulanabilir bir sistem üzerinde çalışılıyor.
Bunlar ile ilgili adımlar yakında açıklanacak. Vatandaşımızı en uygun yasalarla korumaya devam edeceğiz. Yapay zekada yasal boşluklar var. Kitle imha silahlarının yerini kitle ikna silahları yer alıyor.
Dijital telif konusunda bir çalışma var bunun adımlarını önümüzdeki günlerde göreceğiz. FON SORUŞTURMASITBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay: Kim olursa olsun sonuna kadar gidilir.
Fon konusunda hem adli hem idari süreç devam ediyor. Bu konuda ciddi adımlar atılacak bunu da herkes görecek.
Bu herhangi bir ülkeye karşı yapılmış bir anlaşma değil. Açık bir anlaşmadır ve isteyen ülke katılabilir. Asıl amaç bölgesel istikrara ve bölgesel güvenliğe katkı sağlamaktır. Kurumları oluşturma çalışmaları başlamıştır.
Herhangi bir ülkeye karşı saldırı olursa diğer ülkelere de saldırı olmuş sayılır. NATO’daki maddeye de bakılırsa toptan bir savaş anlamına gelmiyor. Türkiye verdiği sözün arkasındadır ve kimse de bunu test etmesin.
Gereken askeri destekler de verilecektir ve bu da ifade edilmiştir.
Ülkemizde yapılan NATO zirvesinde görüşmeler yapılmıştır ve yaptırımların kaldırılması için anlaşmalar sağlanmıştır. S-400 konusunun çözülmesi için önemli adımlar atılıyor. Rusya’nın bu konusunda tavrı net ve şeffaf.
Rusya ve Putin, Türkiye’nin ilkeli politikalarının farkında ve buna göre hareket ediliyor. İsrail düşmansız olarak ayakta kalacak bir ülke değil. İran’ı kısa sürede hallettiklerini düşündüler ama öyle olmadı.
Şimdi seçim konusunda Türkiye’yi hedef alıyorlar. Umarım İsrail halkı bu katile gereken dersi verir ancak İsrail’in yayılmacı politikaları ortada duruyor.
OKUR YORUMLARI (0)
Yorum Yapın