Türk dil birliğinin fikir adamı: İsmail Gaspıralı
"Dilde, fikirde, işte birlik" sözüyle Türk topluluklarının birleşebileceği fikrini savundu. Bu ilkeyle yalnızca ortak bir lisanı değil, cemiyetler, iktisadi dayanışma ağları ve modern maarif kurumları üzerinden kurulacak fiili bir ortaklığı hedefledi. Kırımlı fikir adamı İsmail Gaspıralı'nın vefatının 112. yılı.24/09/2026 08:35© TRT HABER
Hayatını Türk'e, Türkçeye ve Türk birliğine adadı...
Kırımlı fikir adamı İsmail Gaspıralı, 20 Mart 1851’de Kırım’da Bahçesaray yakınlarındaki Avcıköy’de doğdu.
Soyadını, babasının doğum yeri Kırım'ın Gaspıra köyünden aldı. İsmail Gaspıralı’nın babası, Kırım’ın sahil kesimindeki Gaspıra köyünde doğan ve Çarlık ordusundan emekli bir teğmen olan Mustafa Alioğlu Gasprinskiy, annesi köklü bir mirza ailesinin kızı Fatma Sultan.
İsmail Bey, mahalli bir Müslüman mektebinde başladığı öğrenimini Akmescid Erkek Gimnazyumu’nda sürdürdü. Buradan mezun olduktan sonra önce Voronej’de bir askeri okula, daha sonra Moskova’daki Harp Okulu’na girdi.
Özellikle Moskova’daki eğitim yıllarında dönemin Rus fikir hayatını ve aydınlarını yakından tanıma imkanı buldu.
Tanıştığı Rus aydınlarına saygı duymakla birlikte okuldaki Panslavist hava onda aksi tesir yaptı ve zihninde Çarlık Rusyası’ndaki Türkleri uyandırma düşüncesi oluşmaya başladı.
Girit'te 1867'de çıkan isyan sırasında Rum asilerine karşı mücadele eden Osmanlı askerlerine katılmak üzere yakın arkadaşı Litvanya Tatarı Mustafa Mirza Davidoviç ile birlikte gizlice Türkiye’ye geçmek istediyse de Odesa’da yakalandı ve askerlik hayatı bitti.
Gaspıralı, 1868’de Bahçesaray’a dönerek Rusça öğretmenliğine başladı. Bu arada kendini yoğun bir şekilde Rus edebi ve felsefi eserlerini okumaya verdi.
1872’de Kırım’dan ayrılarak İstanbul, Viyana, Münih ve Stuttgart üzerinden Paris’e gitti. Paris’te geçirdiği 2 yıl içinde, ünlü Rus yazarı Ivan Turgenyev’e asistanlık yapmak da dahil çeşitli işlerle hayatını kazandı.
1874’te, Osmanlı zabiti (askeri) olma arzusuyla İstanbul’a gitti. Yaklaşık 1 yıl sonra Kırım’a döndü.
1878’de Bahçesaray belediye başkan yardımcısı seçilen İsmail Bey, ertesi yıl belediye başkanlığına getirildi ve 1884 yılına kadar bu görevde kaldı.
Gaspıralı’nın gerek Kırım’da gerekse dış ülkelerde geçirdiği yıllar ona, büyük çoğunluğu kabuğuna çekilmiş bir halde yaşayan diğer Kırım Tatarlarından farklı tecrübeler kazandırdı.
Gaspıralı, 1880'lerde dönemin önemli isimleri Şemseddin Sami ve Ahmet Mithat Efendi ile tanıştı.
Osmanlı aydın çevreleriyle ilişkileri gelişen Gaspıralı, çeşitli İstanbul dergilerine makaleler yazdı, aydın çevreler tarafından tanınır oldu ve muteber bir konuma geldi. Genç Osmanlılar'dan etkilenen yazar, 1881'de memleketi Kırım'a döndü.
Mevcut problemleri yakından gördüğü için yabancı hakimiyeti altında yaşayan soydaş ve dindaşlarını uyandırmak, onların seslerini duyurmak arzusu ile yayın yoluyla faaliyete geçmek istedi. Bu amaçla 1881’de, Akmescit’te çıkan Rusça “Tavrida” gazetesinde “Russkoe Musulmanstvo” (Rus Müslümanlığı) başlığıyla, sonradan risale halinde de yayımlanan bir dizi yazı yazdı.
Türk ve Müslüman toplumlarında eğitim reformu gerçekleştirilmesi için büyük çaba sarf eden düşünür, Rusya Müslümanlarıyla ilgili çok sayıda yazı yazdı. 1885'te yayımladığı "Avrupa Medeniyetine Bir Nazar-ı Muvazene" adlı risalesinde Batı'nın ilim ve teknolojisinin alınmasını savunurken, kültürel köklerden kopan körü körüne bir taklitçiliğe karşı durdu.
Gaspıralı, fikirlerini tedriiî ve ihtiyatlı bir şekilde de olsa ortaya koyabileceği Türkçe bir yayın organına ihtiyaç duyuyordu. Bu yoldaki resmi müracaatlarının sonuçsuz kalması üzerine Tiflis’te her birini değişik adlarla bastırdığı bazı sayfalar yazdı.
Okullarda Türkçe eğitim verilmesi ve ortak Türk edebi dilinin oluşması fikrini savunan Gaspıralı, Türk dili konuşan toplumların birbirinden haberdar olması için milli basın organlarına ihtiyaç duyulduğu görüşünü paylaştı.
Bir taraftan da düşündüğü gazetenin yayın iznini almaya uğraşırken, Volga boyundaki Müslümanlar arasında dolaşarak aboneler bulmaya çalıştı. Nihayet 1883’te, bütün konusunun Rusçası ile birlikte yayımlanması şartıyla Tatarca bir gazete neşrini çıkarmayı başardı.
OKUR YORUMLARI (0)
Yorum Yapın