Trafik sigortası olmadan araçların trafiğe çıkması mümkün değil. Ancak bazı ileri yaştaki araç sahipleri, poliçe yaptırmak istediklerinde acenteler aracılığıyla sigorta şirketlerinden teklif alamadıklarını ya da “sistem hata veriyor” yanıtıyla karşılaştıklarını belirtiyor.

Şikayetler özellikle 75 yaş ve üzerindeki kişilerde yoğunlaşıyor. Bu durum, zorunlu trafik sigortasında yaşın tek başına bir engel olup olamayacağı sorusunu gündeme getiriyor.

Biz de konuyu Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Hasan Meral ve Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Zafer İçer ile konuştuk.

Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Yüksekokulu Öğretim Üyesi Hasan Meral’e göre, zorunlu trafik sigortasında ilk bilinmesi gereken nokta sigortanın kime yapıldığı. Trafik sigortası, kişinin sürücü olup olmamasından bağımsız olarak araç sahibine yapılıyor.

Hasan Meral bu ayrımı şöyle anlatıyor:

“Aslında araç sahibinin ehliyeti olmak zorunda da değil. Çünkü trafik sigortası araç sahibine yapılıyor. Yani o kişinin sürücü olması da gerekmiyor. Dolayısıyla yasal olarak bir araç sahibi olan herkese trafik sigortası yaptırılabilir. Yaş, cinsiyet, diğer mesleki durumlar veya araçla alakalı diğer faktörler burada bir kısıt değil.”

Bu nedenle ileri yaş, tek başına trafik sigortası yapılmasının önünde yasal bir engel olarak görülmüyor.

Zorunlu trafik sigortasında yükümlülük yalnızca vatandaşa ait değil. Vatandaşın sigorta yaptırması zorunlu olduğu gibi, bu alanda faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin de teklif verme ve poliçe düzenleme sorumluluğu bulunuyor.

Hasan Meral zorunlu sigortalarda şirketlerin müşteri seçme hakkı yok olmadığını vurguluyor:

Vatandaş süreci çoğu zaman acente üzerinden yürütüyor. Ancak acente burada aracı konumunda. Teklifin verilmesi ve poliçenin düzenlenmesi sigorta şirketleriyle ilgili bir süreç olarak değerlendiriliyor.

Sahada karşılaşılan yanıtlardan biri “sistem hata veriyor” ifadesi. Uzmanlara göre sigorta poliçesi düzenlenirken teknik aksaklık yaşanabilir. Teknik hata, tek başına ihlal anlamına gelmeyebilir. Ancak bu aksaklığın belirli bir yaş grubunda tekrarlanması farklı bir tablo ortaya çıkarıyor.

Hasan Meral, bu ayrımı şöyle yapıyor:

“Teknik hatalar, yani sigorta poliçesi düzenleyememe konusu sistematik bir şekilde devam ediyorsa, belirli bir kitleyi, yaş dediniz mesela, yaşı hedef alıyorsa, sadece o yaş üzerindeki insanlar için poliçe düzenlenemiyorsa, tabii orada çok iyi niyetli bir uygulamadan söz etmek mümkün değil.”

Bu noktada primin yüksek çıkması ile hiç teklif verilmemesi arasındaki fark önem kazanıyor.

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Zafer İçer de konuyu hukukçu gözüyle değerlendiriyor. İçer’e göre sigorta şirketleri fiyat belirlerken çeşitli kriterleri dikkate alabilir. Yaş da bu kriterlerden biri olabilir. Ancak bu durum, zorunlu trafik sigortasında teklif vermekten ya da poliçe düzenlemekten kaçınma hakkı doğurmaz.

“Sigorta şirketleri fiyat belirlerken çeşitli kriterleri dikkate alabilirler. Yaş da bunlardan biri olabilir. Kişinin daha önceki kazanımı olabilir. Farklı kriterlere dayalı olarak ücret teknikleri söz konusu olabilir. Bu ayrı bir konu. Sigortacılık faaliyeti içerisinde zaten olağan ve normal bir konu. Ancak bununla birlikte hiçbir şekilde bir teklif vermemek, poliçe düzenlemekten kaçınmak gibi bir yetkisi özellikle zorunlu trafik sigortalarında, öyle bir yetkisi sigorta şirketlerinin mevcut değildir.”

İçer’e göre zorunlu sigortalarda mecburiyet çift taraflı. Araç sahibinin sigorta yaptırması gerektiği gibi, ilgili alanda lisansı olan sigorta şirketlerinin de teklif sunması gerekiyor.

Zorunlu trafik sigortasında poliçe düzenlemekten kaçınmak, yalnızca vatandaş açısından mağduriyet oluşturmuyor. Sigorta şirketleri açısından da hukuki ve idari sonuçlar doğurabiliyor.

Zafer İçer, Sigortacılık Kanunu’ndaki yaptırımlara dikkat çekiyor:

“Sigortacılık Kanunu’nun 35’inci maddesi bununla ilgili ceza hükümleri öngörmüş; bir kısmı suç teşkil ediyor. Adli para cezası öngörülen düzenlemeler var. Bunun yanı sıra bu sigorta şirketleriyle ilgili yetkili makamlar tarafından idari para cezaları verilebilir. Hatta o alandaki ruhsatlarının geçici olarak iptali de gündeme gelebilir.”