Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı: "Türkiye BM'ye damga vurdu"
Hakan Çelik'in sunduğu "Hafta Sonu" programına konuk olan Demirören Medya Tv Grup Başkanı Murat Yancı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun perde arkasında yaşananları anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı konuşma ile İsrail'e en net mesajları verdiğini söyleyen Murat Yancı, "Türkiye Birleşmiş Milletler'e damga vurdu" dedi.
Hakan Çelik'in soruları ve Murat Yancı'nın yanıtları şöyle; "TÜRKİYE BM'YE DAMGA VURDU" Zirveye yine Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan damgasını vurdu. Kısa sürede çok fazla ikili temasta bulundu ve diplomasi trafiği gerçekleştirdi.
Akşamları çeşitli etkinliklere katıldı. Biz gazeteciler olarak yorulduk ama Erdoğan'ın performansı hiç düşmedi. 16 yıldır katılıyor Sayın Cumhurbaşkanı... Çok büyük ağırlığı var, saygı duyulan bir lider.
ERDOĞAN'IN KONUŞMASINDAKİ MESAJLAR Cumhurbaşkanı Erdoğan İsrail konusunda en net mesajları veren lider. Bana kalırsa, iğne ile kuyu kazdı ve İsrail ile ilgili gerçekleri söyledi...
Çünkü birçok lider orada hamaset yapıyor. Ama Erdoğan'ın okuduğu şiir çok etkili oldu, Sezai Karakoç'un şiiri. En net konuşmayı yapan liderdi. Kendi adıma gurur duydum. 2 sene önce Netanyahu ABD kongresinde konuşma yaptı ve ayakta alkışlandı. 2 sene içerisinde hiç akla gelir miydi Netanyahu'nun bu kadar korku ile ABD'ye gideceği... "DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR" Dünya, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yıllardır söylediği bu sloganın manasını yeni anlamaya başladı.
Nükleeri olanlar olmayanlara saldırıyor. Tahakküm kurmaya çalışıyorlar. Bu bize de yol gösterecektir diye düşünüyorum. İran savaşında da sürekli bombalar atıldı, İran'ın hava savunması da yeterli olmadığı için maalesef bombalanıyor.
Ama kara harekatı yapacak durumda değilsen savaş bitmiyor. Savaşların bitmesine de izin verilmiyor. İstanbul görüşmeleri son noktayı koyacaktı ama birileri bitirmedi, İran savaşı da bitmiyor, sürekli maliyetler artıyor.
Hürmüz'de olan Hürmüz'de kalmıyor. Hepimize bir fatura çıkartıyor.
En dikkat çekici şeylerden biri Netanyahu'nun konuşmasına çağrı cihazı ile çıkması. Bu çağrı cihazı, Lübnan'da içindeki yazılım aktif edilerek bombaya dönüştürüldü. Onlar patlatıldığında siviller de zarar gördü.
Bomba haline getirilen cihazı adam getirdi orada insanlara gösterdi. Bence bir tehdit. İsrail bir nevi teknolojiyi silah olarak kullanmaya başladı. Telefon ile ilgili de bir açıklaması vardı.
Bu işte bir şeyin itirafı ve göstergesi... Yani bir telefon bir bombaya dönüştürülebiliyor yazılım ile... Lübnan'da işte birçok kişiyi öldürüp yaraladılar. Buradan bir ders almamız lazım.
Yerli ve milli teknolojinin ne kadar önemli olduğunu şu açıklamalar iyi örnekliyor. İthal ettiğimiz her şeye dikkat etmeliyiz ama diğer taraftan gerçekten teknolojik cihazları yerli olarak üretmeliyiz.
Bu çok önemli, telefon deyip geçiyoruz.. Mesela televizyonların çoğu ithal ediliyor. En son frekans değişiminde bu televizyonlardan bir kısmının bir markanın normalde olması gereken bazı vasıflara sahip olmadığını gördük.
Bu marka standart dışı televizyonları getirmiş Türkiye'de satmış. İlerde ciddi bir çatışma söz konusu olsa ne ile karşılaşacağımızı bilmediğimiz için bu tip aletleri yerli milli olarak üretmemiz ve vatandaşımızın da bunlara itibar etmesi gerekiyor ki daha güvenli olalım.
Sayın Erdoğan'ın orada ne kadar saygı duyulan bir lider olduğunu gördük. Çok tecrübeli ve net duruşu olduğu için saygı duyuluyor ama bir yandan da Türkiye özellikle savunma sanayiinde çok ciddi bir atılım yaptı.
Bu da çok ciddi bir caydırıcı güç haline geldi. Bu kadar saygı duyulmasının bir nedeni de bu. Trump neden Erdoğan'ı bu kadar seviyor? İlk döneminin sonunda Trump'ın, Biden kazandı.
O dönemde Erdoğan Biden'ı en son tebrik eden liderlerden biriydi. Ve devamında aslında Vaşington'a gitmedi, ikili görüşme yapmadı. Dolayısıyla Trump da bunlara önem veren bir lider.
Bir riskti belki ama bir duruş sergiledi Cumhurbaşkanı Erdoğan. Öte yandan savunma sanayiindeki gelişmeler de Türkiye'yi başka bir yere taşıdı. Trump da gücü seven bir lider, zayıf gördüğü Zelenski'yi rezil ettiğini hep birlikte izledik.
Saygı duymadığı insanları yerin dibine sokuyor. İnanılmaz derecede kendini övdü BM'de de... 8 savaş bitirdiğini söyledi. Hangi savaşlar olduğunu da çözemedik."TRUMP ÖNGÖRÜLEMEZ BİR LİDER"Biz bu iyi ilişkinin ne kadar iyi bir şey olduğunun farkında değiliz bence.
Trump öngörülemez bir lider. Bir sabah kalkıyor diyor ki, "Falanca ülkeye yeniden tarife uyguluyorum, vergi koydum" diyor. Bir sabah İran'a savaş açtı. Ekonomiyi mahvedebiliyor bir sözüyle.
Dolayısıyla bu iyi ilişki çok önemli ve kıymetli. Biz hala bunu anlayamadık. Birçok yönde; Suriye, PKK konusu... Birçok noktada Türkiye'nin önünü açan şeyler yaptı Trump. "Kesin bir şey alıyordur" gibi laflar duyunca şaşırıyorum.
Bu kadar öngörülemez birinin Türkiye lehine adımlar atmasına mutlu olmamız lazım. "ATEŞİN ORTASINDA HUZUR ADASI" Bakıldığı zaman Türkiye bir istikrar ve huzur adası gibi duruyor ama bunun kıymetinin bilindiğini düşünmüyorum.
Bunun sürmesi için hepimizin gayret göstermesi lazım. İç cephenin birlik beraberlik içinde olması lazım. Eleştirilecek şeyler de vardır, var... Ama özellikle milli meselelerde Türkiye'nin lehine düşünmek lazım.
Mesela Netanyahu BM kürsüsünde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a alçakça kelimeler söylediğinde her kesimden tepki geldi. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanını eleştirebilecek en son kişi bile değil.
Biz şu anda çok kıymetli bir ortamdayız. Ortadoğu'da insanların üzerine bomba atılıyor. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER'DEKİ KÖRFEZ ZİRVESİ ABD'deki Körfez Zirvesi'ne Türkiye de katıldı. Bu da çok önemliydi...
BM'de şunu gördüm, Türkiye her masada... O zirvede olması da kıymetliydi. "Masada olmayan menüde olur" diye bir laf var, benim de çok sevdiğim bir laf. Burada Erdoğan karizması ve güçlü liderliği var.
Söylediklerine önem veriliyor. Trump'ın zirvedeki sözlerini izlerken herhalde Netanyahu da çok üzülmüştür. Oraya da bir mesaj... "Onunla uğraşmak istemezsiniz" diyor. Bu şekilde onore etmesi çok kıymetli. "YUNANİSTAN'IN TÜRKİYE KOMPLEKSİ VAR" Cumhurbaşkanı Erdoğan Yunanistan ile ilgili yaptığı son açıklamada çok sıcak mesajlar verdi. "Komşumuz" dedi, sıcak mesajlar verdi.
Yunanistan'ı ben zaten anlamıyorum. Yapacakları şey Türkiye ile dost olmak bence... Bu onların da çıkarına ama iç politikada bir şey olunca Yunanistan Türkiye'yi kullanıyor. Türkiye'yi bir seçim malzemesi olarak görüyorlar.
Oradaki gazeteciler "Türkiye ile ilgili olumlu bir şey söyleyince linç yiyoruz" dediler. Yunanistan'ın Türkiye'ye karşı bir kompleksi var. "SİNCAR'IN BOŞALTILMASI KONUSU ÇOK İYİ ANLAŞILMADI" Bölgede çok önemli gelişmeler var.
Bir taraftan ABD'nin desteği var... Sincar'ın boşaltılması konusu çok iyi anlaşılmadı. İkinci Kandil diye düşünülen bir yerde orayı Irak Hükümeti'nin boşaltması ve PKK'nın oradan çıkması çok kritik bir konu.
Cumhurbaşkanı da ne diyor, "Irak'ta artık terör konuşmayacağız" diyor. Bu Türkiye'ye ve Irak'a kazanımları olacak bir şey. Oranın terörden arınması demek, Terörsüz Türkiye sürecinin de önemli bir aşaması.
Bu bölgenin terörden arındırılması demek İsrail açısından kullanılacak enstrüman kalmaması demek. Bu alanların kapanması Türkiye'yi çok daha iyi bir noktaya taşır. "BATIYA MÜKEMMELLİK YÜKLÜYORUZ" Biz batıyı hala 70'li, 80'li yılların bakış açısıyla görüyor, halen öyle zannediyoruz.
Oraya mükemmellik yüklüyoruz. Gerçekten mükemmel mi? Harika bir hayat mı var orada? New York'a gidince şunu gördüm; bir soygun yerine dönmüş vaziyette. Bağcılar'daki herhangi bir otelden hallice bir otelin gecelik fiyatı bin 600, bin 700 dolara çıkmış.
Çok enteresan değil mi? Ne sunuyor dersen; odaları kirli, eski duş perdeleri var 70'lerden kalma. İnsanların bazıları beğenmiyor ama Bağcılar'daki bir otel oradan kat kat üstün. Ülkemizin kıymetini bu noktada bilmiyoruz.
Her yer kokuyor, kanalizasyondan buharlar çıkıyor, caddelerde çöpler var... Kafamızdaki algı farklı... İnanılmaz huzur ve güvenlik yok. EMİNE ERDOĞAN'IN BM TEMASLARI Emine Erdoğan orada arka plandaki güçtü.
Birçok temasta bulundu. Sıfır Atık konusu dünya çağında bir harekete dönüştü. Her yerde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı destekledi. Örnek bir aile görüntüsü... Diğer taraftan en aktif First Lady bence Emine Erdoğan'dı. "YAPAY ZEKA KONUSUNU ISKALAMAMAK GEREK" Yapay zeka konusu çok önemli.
Trump da ültimatom verdi dedi ki "Bundan sonra yapay zeka denmesin, süper zeka densin." Bizim de bu konuyu ıskalamamız lazım. Yapay zeka neden önemli? Sanal medya ve dijital platformlarda dezenformasyonlar yapılıyor.
Dünyada medya hakimiyetini bu enstrümanlarla oluşturmaya çalışıyorlar. Bu neyi getirecek? ABD veya İsrail'in işine gelmeyen hiçbir şeyin haber olamaması demek... Yerli milli medya konusunda hassas olmamız lazım.
OKUR YORUMLARI (0)
Yorum Yapın