Hanke, yaptığı açıklamada yapay zekaya yönelik hem iyimser hem de karamsar tahminlerin önemli ölçüde abartıldığını söyledi. Ona göre işletmeler, tüm çalışanlarını işten çıkarıp yerlerine yapay zeka sistemleri kurarak tasarruf sağlayamaz. Aksine, bu dönüşüm birçok durumda insan çalıştırmaktan daha pahalıya mal oluyor.

Hanke, gelişmiş yapay zekanın gelecekte ücretsiz veya yok denecek kadar düşük maliyetle kullanılabileceği yönündeki görüşleri de gerçekçi bulmuyor. Yapay zekanın çalıştırılmasının ciddi miktarda elektrik, su, veri merkezi altyapısı ve fiziksel sermaye gerektirdiğini belirten ekonomist, bu nedenle teknolojinin işletme maliyetlerinin göz ardı edildiğini ifade etti.

Profesöre göre yapay zekanın en büyük farkı, klasik yazılımların aksine çalıştığı sürece sürekli kaynak tüketmesi. Geleneksel yazılımların aksine üretken yapay zeka sistemleri her sorguda hesaplama gücü ve enerji harcamaya devam ediyor. Bu nedenle yapay zekayı sıradan bir yazılım ürünü gibi değerlendirmek doğru bir yaklaşım değil.

Hanke, yapay zekanın geleceğinin teknolojik gelişmelerden çok ekonomik gerçeklerle şekilleneceğini düşünüyor. Ona göre sektörün büyüme hızını ve olası bir yapay zeka balonunun kaderini yapay zekanın tükettiği sınırlı kaynakların maliyeti belirleyecek.

Bu değerlendirme, sektörün önde gelen isimlerinin görüşleriyle çelişiyor. Özellikle Nvidia CEO'su Jensen Huang, yapay zeka donanımlarının ve operasyonlarının bugün pahalı olmasına rağmen, verimlilik artışları sayesinde bu maliyetlerin zamanla önemli ölçüde düşeceğini savunuyor.

Temmuz ayında Soft Bank kurucusu Masayoshi Son, yapay zekanın toplum genelinde geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasının 2040 yılına kadar her yıl yaklaşık 5 trilyon dolar yatırım gerektireceğini söyledi. Son, piyasada bir yapay zeka balonu oluştuğu görüşünü ise reddetti.

Öte yandan Elon Musk, önümüzdeki 10 ila 20 yıl içinde yapay zekanın işlerin büyük bölümünü üstleneceğini, insanların devlet tarafından sağlanacak yüksek düzeyli evrensel gelirle yaşayacağını öne sürüyor.

Bununla birlikte Hanke’nin tezini destekleyen örnekler de yok değil. Örneğin Ford ve Klarna, yapay zekayla değiştirdikleri bazı pozisyonlarda beklenen verimi alamayınca işten çıkardıkları çalışanların bir bölümünü yeniden işe almaya başladı. Haziran ayında yayımlanan çeşitli araştırmalar da benzer sonuçlara işaret etti. Araştırmalara göre çok sayıda işveren, yapay zekanın sağlayacağı verimlilik artışını ve maliyet avantajını olduğundan fazla hesapladı. Bunun sonucunda bazı şirketler kaldırdıkları pozisyonlar için yeniden işe alım yapıyor.

Sürücüsüz nakliye çağına hazır mısınız?