Mevcut gece görüş sistemleri, farklı kızılötesi ışıkları algılasa da bunları çoğunlukla yalnızca parlaklık farklarıyla gösteriyor. Bu nedenle kullanıcılar genellikle yeşil tonların hakim olduğu görüntüler görüyor. Yeni yaklaşım ise ışığın özelliklerini doğrudan farklı renklere çevirerek daha fazla görsel bilgi sunuyor.

Teknolojiyi göstermek için yalnızca 23 gram ağırlığında, gözlük şeklinde bir prototip hazırlandı. Yarı saydam yapıya sahip cihaz, kullanıcının hem normal görüşünü hem de renkli kızılötesi görüntüyü aynı anda görmesine imkan tanıyor.

Araştırmacılar geliştirdikleri sistemi yalnızca görüntüleme açısından değil, biyolojik etkileri bakımından da test etti. Deneylerde cihazdan geçirilen kızılötesi ışığın, görünür ışığa tepki veren laboratuvar hücrelerini uyardığı görüldü. Buna ek olarak farelerde beyin aktivitesi, insan gönüllülerde ise retina tepkileri kaydedildi. Aynı kızılötesi ışık doğrudan uygulandığında ise bu etkiler gözlenmedi.

Araştırmacılar, teknolojinin şimdilik erken aşamada olduğunu vurguluyor. Deneyler kontrollü laboratuvar ortamlarında gerçekleştirildiği için sistemin gerçek hayattaki performansı henüz bilinmiyor.

Ayrıca prototipin çalışması için harici güç kaynağı gerekiyor. Kullanılan cıva tellürür malzemesinin uzun vadeli güvenliği konusunda da henüz bir değerlendirme bulunmuyor.

Sürücüsüz nakliye çağına hazır mısınız?