TBMM Başkanı Kurtulmuş, TBMM'deki 28. Dönem 4. Yasama Yılı Değerlendirme Toplantısı'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında Meclis'te kurulması planlanan izleme komisyonunun yapısına ilişkin sorusu üzerine Kurtulmuş, söz konusu çalışmalara Meclis açıldıktan sonra başlanacağını bildirdi.

Kurtulmuş, komisyonun yapısı, üye sayısı ve çalışma prensiplerinin siyasi partilerle yapılacak müzakereler sonucunda belirleneceğini belirterek, "Herhalde öyle çok geniş bir komisyon olmasına ihtiyaç yok. Zaten üzerinde bir yürütme görevi olmadığı için yani alacağı bir karar, hazırlayacağı bir rapor da olmayacağı için daha fonksiyonel bir komisyon şeklinde bunu kurarız." diye konuştu.

Sahadan gelen raporlar doğrultusunda terör örgütünün silah bırakma sürecindeki son durumuna ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, her şeyin "tıkır tıkır işlediğini" ifade etti.

Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Fitne çıkarmak, provoke etmek isteyenlerin, bölgede terör ve kan görmeye alışmış olanların heveslerine rağmen bu süreç Allah'ın izniyle sonuna kadar başarıyla yürütülecek ve nihayete erecektir. Ayrıca ifade ettiğim gibi, Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgedeki gelişmeler de 'terörsüz bölge' iradesini destekleyen, tahkim eden gelişmelerdir. Bu çerçevede ilgili birimlerimiz, terör örgütünün silah bırakması ve kendini feshetmesi süreciyle ilgili bütün detayları takip ve kontrol ediyorlar. Yine oluşturulan kurul vasıtasıyla da sahadaki gelişmeler takip edilecek."

Dünyadaki hemen hemen bütün çatışma çözümlerinde örgütlerle devlet arasındaki süreci kontrol eden ya yabancı bir ülke ya da uluslararası kuruluşların bulunduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, bunun "üçüncü göz" olarak tanımlandığını anlattı.

Terörsüz Türkiye sürecinin en önemli özelliklerinden birini yabancı bir üçüncü gözün bulunmaması olarak nitelendiren Kurtulmuş, "Üçüncü göz milletin bizatihi kendisi, milleti temsil eden TBMM'dir. TBMM'de oluşturulacak komisyon da tabiri caizse millet adına bu süreci murakabe edecek bir komisyon olarak görev yapacaktır." diye konuştu.

Sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalara dair TBMM'nin bir sorumluluk üstlenip üstlenmeyeceği sorulan Kurtulmuş, olayın, Türkiye ekonomisini derinden sarsacak bir noktaya gelmeden tespit edildiğini dile getirdi.

Kurtulmuş, olayın üzerine sonuna kadar gidilmesi gerektiğine işaret ederek, "Bu mesele ümit ediyorum ki çok dar bir alanda bir kriminal mesele olarak kalsın ve Türkiye ekonomisine güveni sarsacak bir noktaya gelmesin. Bunun için de kimsenin gözünün yaşına bakmadan, kim varsa, nereye uzanıyorsa bu soruşturmaların tamamlanarak ilgililerin mahkeme önünde hesap vermelerinin temin edilmesi lazım." dedi.

Bir gazetecinin son dönemde İçtüzük, Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu'na yönelik bazı taleplerin bulunduğunu ifade edip, "Sizce bu üç düzenlemenin önümüzdeki yasama döneminde en azından altlıklarının teşkil edilebileceği bir ortam oluşur mu?" sorusuna Kurtulmuş, "Oluşmalıdır." yanıtını verdi.

Türkiye'nin yeni, kapsayıcı, demokrat, kuşatıcı, insan hakları ve özgürlükleri esas alan, hukukun üstünlüğünü teyit eden yeni bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu dile getiren Kurtulmuş, bunu bir "zorunluluk" olarak değerlendirdi.

Bu konuda artık zamanın geldiğini vurgulayan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

Kurtulmuş, Meclis çalışmalarında yaşanan aksaklıkların en önemli nedenlerinden birinin, demokratik akışı sağlayacak ve çalışmaları hızlandıracak bir içtüzük eksikliği olduğunu belirtti.

Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu'nu da "değişmesi zorunlu olan siyasi metinler" olarak niteleyen Kurtulmuş, "Buna ilave olarak Türkiye'de bir siyasi etik yasasının da oluşturulması herhalde Türkiye demokrasisine katkı sunacak metinlerdir." dedi.

"Yeni anayasa" süreciyle "Terörsüz Türkiye" sürecinin paralel ilerleyip ilerlemediği sorusuna Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecinden önce yeni anayasa arayışının olduğunu hatırlattı.

Geçmişte "Terörsüz Türkiye süreci ve yeni anayasa sürecinin farklı başka şeyler olduğu" yönünde açıklamalar yaptığını anımsatan Kurtulmuş, "Hiçbir şekilde yeni anayasa sürecinin Terörsüz Türkiye meselesiyle karıştırılmamasına özen gösterildi. Ben bu açıdan da bütün siyasi partilere teşekkür ediyorum. İkisi ayrı konulardır ama her ikisi de TBMM'nin uhdesi altında olan konulardır. Dolayısıyla bunları birbirine karıştırmadan ama olgunlukla anayasa konusundaki tartışmalarımızı da süratle sürdürmek ve sonuçlandırmak noktasındayız." ifadelerini kullandı.

Bir gazetecinin Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Meclis'e sunulmasıyla ilgili takvimi ve "anlaşma yürürlüğe girmeden toplantı yapılması tartışmaları" hakkındaki değerlendirmesini sorması üzerine Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Bu konuda henüz TBMM'ye iletilmiş olan bir teklif yok. Herhangi bir uluslararası anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için TBMM'ye sunulması lazım. Zannediyorum Meclis'in açılmasıyla birlikte en kısa süre içinde bu konu TBMM'nin gündemine gelecektir. Kaldı ki şu anda bildiğim kadarıyla Mekke Anlaşmasıyla ilgili yapılan çalışmalar hazırlık mahiyetinde olan çalışmalardır. Evet, Cumhurbaşkanımızın da katılımıyla Mekke'de anlaşma imzalanmış, irade ortaya konulmuş, beyan edilmiş. Bundan sonraki süreçte de her ülkenin kendi yasal süreçleri içerisinde anlaşma her ülkenin meclislerinde ya da ilgili kurullarında kabul edilerek yürürlüğe girecektir. Önümüzdeki dönemde bu konuyla ilgili konunun Meclis gündemine geleceğini düşünüyorum."

Bazı sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirilmesinin "belirli kesimin sesinin kesilmesi" olarak yorumlanması ve Meclis İçtüzüğünün "muhalefetin sesinin kısılması" şeklinde değiştirilebileceği iddiaları hakkındaki görüşleri sorulan Kurtulmuş, Meclis'teki sandalye dağılımında muhalefetin oranına dikkati çekti.