"1500'ün üzerinde hastamız kalp nakli bekliyor"
Prof. Dr. Ümit Kervan, "Yaklaşık 1500'ün üzerinde hastamız kalp nakli listesinde bekliyor. Türkiye'de yılda yaklaşık 70 ile 90 arasında kalp nakli yapılıyor. Bu bekleyenlerin çok çok altında. Bu bir askerlik görevi gibi olmalı. Nasıl ki hepimiz askere gitmeyi bir vatan görevi gibi görüyorsak, organ bağışına da bir vatandaşlık görevi gibi bakmalıyız" dedi.
Prof. Dr. Levent Öztürk, Bilkent Şehir Hastanesi'nin Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük eğitim ve araştırma hastanesi olduğunu, hastanenin 4 bin 50 yatağı, 125 ameliyathanesi olduğunu ve 830 öğretim üyesi doktorun görev yaptığını belirterek, "Organ ve doku naklinde tabii ki bu özelliklerimiz yine ön plana çıkıyor.
Hastanemiz aynı anda dört solid organ naklini gerçekleştirebilecek imkana sahip. Akciğer, kalp, karaciğer, böbrek naklini aynı anda sürekli olarak yılın 365 günü organ bulunduğu takdirde yapabilecek hoca imkanına sahibiz, fiziki altyapıya sahibiz.
Açıldığından bu yana toplam 49 kalp nakli, 53 akciğer, 189 karaciğer, 243 böbrek nakli ameliyatı hastanemizde gerçekleştirildi. Hastalarımız daha sağlıklı, daha kaliteli yaşam imkanına kavuştular bu sayede.
Bizim için tek kısıtlayıcı basamak yeterli organın bulunmaması. Organ bağışı; yaşamı boyunca sıkıntı çeken bir hastayı bundan sonraki yaşamında, organ nakli yapıldıktan sonra daha kaliteli bir yaşama kavuşturacak, cihaz bağımlılığından kurtaracak, sevdikleriyle, akrabalarıyla daha uzun süre hayatta kalmasını sağlayacak çok önemli bir faaliyet.
Organ bağışı bu nedenle çok önemli. Organ bağışını artırmamız lazım. Organ bağışını destekliyoruz. Elimizden geleni yapmaya biz de devam edeceğiz. Tüm vatandaşların da desteğini bekliyoruz" dedi. 'TOPRAK OLACAK ORGANI BAĞIŞLAMAMIZ LAZIM' Prof.
Dr. Erdal Birol Bostancı da, hastanenin 2 tane helikopter pisti olduğunu ve bağışlanan organların hızlıca nakledilebildiğini söyleyerek, "Nakil iki şekilde yapılıyor; birincisi canlıdan, bir akrabası verebiliyor.
Ya da hayatını kaybetmiş, beyin ölümü gerçekleşmiş bir kişiden yapılabiliyor. Canlı nakil için hem sağlam bir hastayı tekrar ameliyat etmek teknik olarak zor hem de neticede daha zarar verici.
Karaciğer ve böbrekte canlıdan nakil yapabiliyoruz. Ama kalbin ve akciğerin ise böyle bir şansı yok. Canlıdan canlıya nakilde Türkiye 57 ülke içerisinde dünya birincisi. Beyin ölümü gerçekleşen nakilde ise ülkemiz 57 ülke arasında dünyada 46'ncı sırada.
Organ bağışının olması lazım. Ailenin izin oranları da Türkiye'de yüzde 25, dünyada yüzde 50 civarında. Burada da bir sorun var. Yani neticede çürüyecek, toprak olacak bir organı bağışlamamız lazım.
Organ bağışı iyiliklerin en yücesidir" ifadelerini kullandı. 'ORGAN BAĞIŞINA BİR VATANDAŞLIK GÖREVİ GİBİ BAKMALIYIZ' Prof. Dr. Ümit Kervan ise kalp ve akciğer nakli konusunda tamamen ayrı bir klinik ve ekipleri olduğunu işaret ederek, "Türkiye'de başka yok.
Avrupa'da da çok nadir merkezlerden olan bir yer burası. O yüzden de aynı zamanda uluslararası eğitim merkezleri arasındayız. Birçok ülkeden bize eğitime geliyorlar. Bizden aldıkları sertifikayla kendi ülkelerinde kalp nakli ve yapay kalp cihazları takabilme ruhsatı için izin alıyorlar.
Maalesef ki yaklaşık 1500'ün üzerinde hastamız kalp nakli listesinde bekliyor. Türkiye'de yılda yaklaşık 70 ile 90 arasında kalp nakli yapılıyor. Bu, bekleyenlerin çok çok altında.
Tek başına dünyanın en iyi hekimi olun, dünyanın en iyi cerrahı olun ama sisteminiz yoksa başarılı olamazsınız. Teknoloji gelişiyor, biz de o teknolojiyi kullanıyoruz. Geçmişte vücut savunma sistemi kalbi reddetmesin diye kullandığımız ilaçlar ağırdı, bugün artık neredeyse tek bir tane ilaçla takip ediyoruz. 20-25 yıl yaşayan hastalarımız var kalp naklinde.
O hastaları tedavi etme yöntemlerimiz de çok yenilendi. Bu bir askerlik görevi gibi olmalı. Nasıl ki hepimiz askere gitmeyi bir vatan görevi gibi görüyorsak organ bağışına da bir vatandaşlık görevi gibi bakmalıyız.
Sağlık Bakanlığı bu konuda her türlü organizasyon yetisini kullanıyor. Biz burada her türlü altyapıya sahibiz. Toplumda bunu bir hassasiyet olarak, bir vatandaşlık görevi olarak görmeli" diye konuştu.
Açıklamaların ardından uzun yıllar hastanede nakil sırası bekleyen ve organ nakli ile sağlığına kavuşan hastalar da kendi deneyimlerini anlattı.
OKUR YORUMLARI (0)
Yorum Yapın