Mide sorunları her zaman sadece karın ağrısıyla ortaya çıkmıyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Resul Kahraman, vücudun gizli komuta merkezi mide sağlığı ile ilgili önemli bilgiler verdi.

SEBEBİ SİNDİRİM SİSTEMİ Prof. Dr. Kahraman, mide rahatsızlıklarının ses kısıklığı, boğazda yanma ve gıcık hissi, kronik kuru öksürük, ağızda acıekşi tat, ağız kokusu, göğüste sıkışma veya çarpıntı hissi, baş dönmesi, baş ağrısı yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü ve uyku bölünmeleri gibi mideyle ilgisiz sanılan belirtilerle de kendini gösterebildiğini söyledi.

Prof. Dr. Kahraman, 'Bu şikâyetlerin altında en sık mide asidinin yemek borusuna kaçmasıyla gelişen reflü, mide iç yüzeyinin iltihaplanması olan gastrit, Helicobacter pylori enfeksiyonu, mide veya onikiparmak bağırsağı ülseri, midenin geç boşalması (gastroparezi) ya da safra reflüsü gibi rahatsızlıklar yer alabilir' dedi.

MİGREN TİPİ AĞRI Prof. Dr. Kahraman, mide tahrişi veya irritasyonunun vagus siniri üzerinden beyine sinyal göndererek bulantı ve baş dönmesini tetikleyebilirken, Helicobacter pylori enfeksiyonu veya kronik gastrit gibi durumların B12 vitamini emilimini bozarak baş ağrısı, sersemlik ve çarpıntıya yol açabildiğini söyledi.

Prof. Dr. Kahraman, 'Ayrıca gecikmiş mide boşalması ve kan şekeri dalgalanmaları migren benzeri baş ağrılarını artırabilir. Reflü, özellikle gece saatlerinde gıcık tarzı öksürük, boğaz yanması, sabah ses kısıklığı, geniz akıntısı hissi ve astım benzeri nefes darlığına neden olabilir.

Bu nedenle uzun süredir devam eden baş ağrısı, baş dönmesi, öksürük veya boğaz yanması şikâyetlerinde mide sağlığı da mutlaka değerlendirilmelidir' diye konuştu. HIZLI YEMEK YEMEYİN Beslenme alışkanlıkları ve günlük yaşam tarzının, mide sağlığı üzerinde doğrudan ve belirleyici bir etkiye sahip olduğunu söyleyen Prof.

Dr. Kahraman, 'Özellikle hızlı yemek yemek ve yiyecekleri yeterince çiğnemeden yutmak, midenin sindirim yükünü artırarak hazımsızlık, şişkinlik ve mide ağrısına neden olabilir. Gece geç saatlerde yemek yemek ise yatay pozisyona geçildiğinde mide asidinin yemek borusuna kaçmasını kolaylaştırır ve reflü şikâyetlerini belirgin şekilde artırır.

Aşırı yağlı, kızartılmış ve baharatlı yiyecekler midenin asit dengesini bozarak gastrit ve reflü riskini yükseltirken; asitli içecekler, fazla kahve ve çay tüketimi ise mide mukozasını tahriş edebilir.

Düzensiz öğünler ve uzun süre aç kalıp ardından ağır yemekler tüketmek, mide asidi üretimini olumsuz etkileyerek mideyi yorar. Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde hem günlük yaşam kalitesini düşüren hazımsızlık yakınmaları hem de daha ciddi mide rahatsızlıkları ortaya çıkabilir' dedi.

BUNLARA DİKKAT EDİN MİDE

sağlığını korumak için alınacak önlemlerin ise genellikle basit ama etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Kahraman, bunları şöyle sıraladı: Stresin mide asidi üretimini artırdığı unutulmamalı; bu nedenle düzenli uyku, egzersiz ve stres yönetimi de mide sağlığı açısından önemlidir.

Liften zengin sebze, meyve ve tam tahıllarla beslenmek sindirimi desteklerken, kilo kontrolü sağlamak özellikle reflü şikâyetlerini belirgin şekilde azaltır. Gece uyurken başın 10- 15 santimetre yükseltilmesi, mide asidinin boğaza kaçmasını önleyebilir.