Çocukların görme sorunlarını her zaman fark edip ifade edemediğini belirten Dursun, özellikle okul döneminde tahtaya bakma, kitap okuma ve görsel dikkat gerektiren aktivitelerin artmasıyla bazı problemlerin daha görünür hale gelebildiğini söyledi.

DİKKAT DAĞINIKLIĞI SANILABİLİYOR Görme problemi yaşayan bir çocuğun tahtayı veya kitabı net görebilmek için daha fazla çaba harcayabileceğini belirten uzman, bunun zamanla yorulmaya ve derse ilgisinin azalmasına yol açabileceğini ifade etti.

Bu nedenle derse ilgisizlik veya ödev yaparken kısa sürede sıkılmanın her zaman öğrenme isteksizliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. BU BELİRTİLERE DİKKAT Doç. Dr.

Dursun, ailelerin şu davranışları gözlemlemesini önerdi: Tahtaya bakarken gözleri kısmak Televizyon veya ekrana çok yakından bakmak Kitap ve defteri yüze yaklaştırmak Okurken satır veya kelime atlamak Bir gözünü kapatarak bakmak Sık göz kırpmak veya gözleri ovuşturmak Ders çalışırken baş ağrısı yaşamak Okuma ve yazarken çabuk yorulmak Derste dalgın veya ilgisiz görünmek Okul başarısında açıklanamayan düşüş yaşamak GÖZ TEMBELLİĞİNDE ERKEN TANI ÖNEMLİ Çocukluk dönemindeki göz muayenesinin yalnızca gözlük ihtiyacını belirlemekten ibaret olmadığını belirten Dursun, göz tembelliği, şaşılık ve kırma kusurlarının erken fark edilmesinin önemli olduğunu söyledi.

Bazı görme problemlerinde erken tanı ve uygun tedavinin görme gelişimi açısından kritik olduğunu belirten uzman, "Nasıl olsa bir sorun olursa söyler" yaklaşımının doğru olmadığını ifade etti.

OKUL BAŞARISINI DA ETKİLEYEBİLİR Çocuğun tahtayı net görebilmesi, kitabını rahat okuyabilmesi ve görsel bilgiyi doğru algılayabilmesinin öğrenme sürecinin önemli parçaları olduğunu belirten Dursun, akademik performanstaki düşüşlerde görme sorunlarının da akılda tutulması gerektiğini söyledi.

Uzman, çocuk herhangi bir görme problemi yaşadığını söylemese bile okul döneminde kapsamlı bir göz muayenesi yaptırılmasının faydalı olabileceğini belirtti.