Sosyal medyadan ünlüleri takip etmek, onların yaşamlarına ilgi duymak ve kendini bir hayran topluluğunun parçası olarak görmek günümüzde oldukça yaygın. Sosyal medyanın, ünlülerin günlük yaşamlarına erişebilme hissini güçlendirerek aradaki yakınlık algısını artırdığını söyleyen Uzman Klinik Psikolog Jülide Unutmaz, bu konuda uyarılarda bulundu.

GERÇEK İLİŞKİLERİ ETKİLİYOR Unutmaz, 'Zamanla sosyal medyada kullanıcılar, takip ettikleri kişiyi gerçekten tanıyormuş gibi hissedebiliyor ve zamanla duygusal yatırımlarını tek bir figüre yöneltebiliyor.

Bu bağın giderek güçlenmesiyle kişinin gerçek ilişkilerini ihmal etmesi, sosyal yaşamdan uzaklaşması, zamanının önemli bir bölümünü bu kişiyi takip ederek geçirmesi ya da günlük düzeninin bozulması durumuna gelebiliyor' dedi.

PARASOSYAL İLİŞKİ Buna 'Ünlü hayranlığı sendromu' denildiğini söyleyen Unutmaz, şunları söyledi: 'Özellikle sosyal medyanın etkisiyle 'fanlık' kültürü daha görünür hale gelirken, bu ilgi kimi zaman kişinin kendisini takip ettiği ünlüye duygusal olarak yakın hissetmesine de yol açabiliyor.

Zamanla derinleşen bu bağ psikolojide 'Parasosyal ilişki'ye dönüşüyor.' TAKINTI DERECESİ ÖNEMLİ Unutmaz, 'Parasosyal ilişkiler'in her zaman zararlı olmadığını da belirterek, 'Hatta kişiye ilham, motivasyon ve aidiyet hissi sağlayabilir.

Ancak bu bağ aşırı yoğunlaşıp, gerçek yaşamın ve ilişkilerin yerini almaya başladığında kişinin günlük yaşamını olumsuz etkileyebilir' şeklinde konuştu. AİLELERE UZMANINDAN ÖNEMLİ TAVSİYE Özellikle gençlerin dijital dünyada psikolojik sınırlarını koruyabilmesinde ailelerin yaklaşımının önemli bir rolü olduğunun altını çizen Unutmaz, bunları şöyle sıraladı: 'Bu süreçte yasaklayıcı ve yargılayıcı bir tutum yerine, gençlerin takip ettikleri içerikleri anlamaya çalışan ve onlarla açık iletişim kuran bir yaklaşım benimsenmesi önemli.

Dijital okuryazarlığın desteklenmesi, sosyal medyada görülen içeriklerin sorgulanması, eleştirel düşünme becerisinin geliştirilmesi ve ekran süresine dengeli sınırlar konulması, gençlerin ünlülerle kurdukları tek taraflı bağları daha sağlıklı değerlendirmelerine yardımcı olabilir.

Bunun yanı sıra gerçek sosyal bağların güçlendirilmesi, aile içi iletişimin desteklenmesi ve gençlerin farklı ilgi alanlarına yönlendirilmesi, duygusal ihtiyaçlarını yalnızca dijital dünyadaki tek taraflı ilişkiler üzerinden karşılamalarının önüne geçebilir.'